15 Ekim 2009 Perşembe

EŞEK ARILARI İLE MÜCADELEDE KOLAY BİR YÖNTEM







özellikle meyve ağaçlarının yoğun olduğu yerlerde çok sayıda eşek arıları görülür ve çoğu zaman bunlar zayıf buldukları kolonilerimizi yağmalayıp yok ederler. bunun için bunlarla mücadele etmemiz gerekir. zayıf buldukları koloniye saldırırlar. bunun için öncelikle kolonimizi çok güçlü tutmalıyız. ana arı çiftleştirme kutuları mevcut olarak daha az olduğu için eşek arıları çok kısa sürede bu kutuları yok ederler. Apimaye'nin üretmiş olduğu termo ana arı üretim kovanında mevcut fazla olduğu için böyle bir risk yoktur.



sizlere arılığımızda hazırladığımız eşek arı tuzaklarını ve yakalanan eşek arıların resimlerini yayınlıyorum.

12 Ekim 2009 Pazartesi


ARININ AĞIR YÜKÜ '' VARROA''

ÇOK DEĞERLİ ARI SEVERLER
sonbahar dönemini bitirip kış dönemine girmek üzereyiz. bu dönemde çok değerli arılarımızın en büyük yükü varroa dır. onun için bu dönemde çok iyi bir varroa ilaçlaması yapmamız gerekir. bazı arıcılarımız bende hiç varroa yok hiç bit yok deyip ilaçlamayı ihmal ediyorlar. arınızda varroa olsa da olmasada muhakkak ilaçlama yapmak gerek. çünkü her zaman varroayı gözle göremezsiniz..ben de uzun zamandır organik bal üretimi ile ilgili bir çok Avrupa birliği projesinde, eğitimler, seminerler programlar yaptım..ve bir çok organik etken maddeli varroa ilacı kullandım. doğru olan varroa için organik etken maddeli ilaçlar kullanmak gerek ama eğer kovanınızın varroa çekmecesi yok ise yapmış olduğunuz ilaçlamanın faydasını göremezsiniz. bunun için mutlaka kovanlarınızın varroa çekmecesi olmalıdır. varroa ilaçlamasından sonra dökülen varroalar temizlenmelidir. aksi durumda bu varroalar tekrar canlanıp koloniye geri dönerler. ama ben gene de sonbaharın arıcılarımızın işi garantiye almaları için organik ilaç olmayan perizin i kullanmalarını tavsiye ederim. perizin varroa için çok etkili ve kalıntı problemi olmayan güzel bir ilaç..ben bunu söylerken bazı arkadaşlar gene reklam yapıyor diyecekler..termo çerçeve ve ana arı kovanından bahsettiğim için..şimdide perizini anlattığım için eleştirecekler..fakat benim tek prensibim vardır.. bence doğru ne ise iyi olan ne ise arıya ve arıcıya katkı sağlayan ne var ise bunu her zaman paylaşırım...

28 Eylül 2009 Pazartesi

ARICILIKTA BÜYÜK YENİLİK VE KOLAYLIK

Çok değerli arıcılar Oktay Bey'in de büyük katkıları ile size yukarıda izlemiş olduğunuzu video hazırladım. bu yenilik ve kolaylığı siz arıcılarla paylaşmak istedim.. bu video da da görüldüğü gibi artık çerçeve delmeye, tel takmaya, mahmuzlamaya ve her sene yeni çerçeve almanıza gerek yok ( balı çerçeve ile satmıyorsanız) . Çok kısa sürede petek takma işlemi gerçekleşiyor. Ayrıca bu çerçeveler çok daha dayanıklı ve uzun ömürlü, sağlık açısından da hiç bir sorun yok...Siz değerli arıcılarımıza tavsiye ederim tüm ahşap kovanlarınızda bunları kullanabilirsiniz.

20 Ağustos 2009 Perşembe

ARICILIK SORULARI




Çok değerli arıcılar,


Arılarla ilgili keşfedilmesi gereken çok husus olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Arılar bizim için doğa ve çevre ile ilgili bir çok bilgiler vermektedir. Benim uzun zamandır tespit ettiğim bir durum var, bu konuyu siz arıcıların yorumuna açıyorum. ve şu soruyu soruyorum..bu soruma karşılık siz arıcılardan yanıtlar bekliyorum..bu yanıtlar ışığında bir değerlendirme yapacağım ilginiz için şimdiden çok teşekkür ederim..




SORU: Bazı arı kolonilerinde Arıların propolisi gereksinimlerin den fazla toplamasının sebebi ne olabilir? sizce?
örneğin ikinci resimde arı neredeyse hiç proplis kullanmamış.. bu fotoğtaf içinde oranik bal uzmanı kardeşim dava arkadaşım Muhammet Erkan'a çok teşekkür ediyorum. ama birinci resimde ise yoğun bir propolis görülmekte. çok daha yoğun propolisli kovanlar görülebilmektedir. elimde öyle bir resim olmadığı için yayınlayamadım. saygılar

9 Temmuz 2009 Perşembe

KARA ÇALI ları yok etmeyelim


bölgemizin bir çok yöresinde kara çalı bulunmaktadır. kara çalının çok enfes bir balı olmaktadır. benim en sevdiğim baldır. kanıtlanmış değil ama bu balın bir çok rahatsızlığa iyi geldiğine şahit oldum...

18 Haziran 2009 Perşembe

BAL VE OĞUL ARI ÜRETİCİSİNİN KENDİ İHTİYACI İÇİN YÜKSEK KALİTE DE ANA ARI YETİŞTİRME YÖNTEMİ







ÇALIŞMA 1:
Yüksek kalite de bir ana arı üretmek için muhakkak SAF bir ırktan DAMIZLIK elde edilmelidir. Elde edilen bu ırk melez olmamalı. Bu ana arının atmış olduğu yumurtalardaki arı bireylerinin anatomik yapı ve görünüş itibarıyla birbiri ile benzer olmalıdır. Eğer damızlık olarak alınan ana arıda 1 tane dahi farklı bir işçi arı var ise o ana arı melezdir anlamına gelir ve damızlık olarak kullanılamazlar. Ayrıca bu damızlık ana arı bal verimi yüksek, uysal, kışa dayanıklı ve yavru gelişimi hızlı gibi olumlu davranışları olması gerekir. Ülkemizde Macahel vadisinde üretilen ana arılar saf ırktır. Damızlık olarak kullanılabilir.


ÇALIŞMA 2:
Elde edilen bu damızlık ana arı, normal anasız bir koloniye kabul ettirilir.
ÇALIŞMA 3: 1 adet Apimaye termo 4 bölmeli ana arı kovanı temin edilir.
Bu kovan birbirinden bağımsız 4 adet arı bölmesine sahiptir. Önden 2, arkadan 2, uçuş deliği bulunmaktadır. Langstroth ölçülerindeki kovanların yarısı ölçülerinde 4 adet yarım çerçevesi bulunmaktadır. Bu yarım çerçeveler birleştirme aperati ile 2 çerçeve birbirine yapıştırılır. Bu 2 çerçeve birleştirilince standart bir Langstroth
çerçevesi olur.
Temel peteği takılan bu çerçeve damızlık koloniye bırakılır.

ÇALIŞMA 4: Damızlık kolonide kabarttırılıp yumurta attırılan bu çerçeveler Termo ana arı kovanlarının her bölmesine 2 şer adet arılı ve günlük yumurtalı olarak verilir. Verilen çerçevelerin 1 tanesinin de kapalı yavrulu olması gerekir. Burada ana arısız kalan bu bölme verilen günlük yumurtayı kullanarak kendisine ana arı yetiştirir. Ve böylelikle 1 ana arı kovanında 4 adet ana arı yetiştirmiş oluyoruz. Bu bölmedeki ana arılar çiftleşip yumurta attıktan sonra kullanılabilir.

NOTLAR: Bu bölmeler sürekli olarak kek veya şurup ile beslenmelidir. 4 bölmeye arılı çerçeveleri verirken aynı ana arı kovanına aynı kovandan 4 bölmeyi doldurmak doğru değildir. Bunun yerine 4 bölmeye farklı 4 kovana verilen çerçeveler verilmelidir. İmkan var ise bu işlem yapıldıktan sonra ana arı üretim kovanları mevcut arılıktan 3-4 km uzağa taşımakta yarar vardır. Sonbaharın isterseniz 4 adet ana arıyı kışlatıp erken ilkbahar döneminde mart-nisan gibi kullanabilirsiniz.

ÜSTÜNLÜKLERİ:
Kendi ana arınızı üreterek daha kaliteli ve ekonomik bir ana arı yetiştirmiş olacaksınız.
Sonbaharın kışlattığınız ana arıları erken ilkbahar döneminde kullanarak. Erken ilkbahar döneminde ana arı bulamama gibi sıkıntılarınızı ortadan kaldırmış olacaksınız.
Termo ana arı kovanındaki ana arı yetiştirme bölmesindeki arı miktarı klasik ana arı kutularından daha fazla olduğu için daha kaliteli ve koloniye kabul edilme olasılığı daha yüksek bir ana arı elde etmiş olacaksınız.
Ana arıları kendi bölgenizde çiftleştirerek bölgenizi f 1 melezini oluşturduğunuzdan bölgenize uyumlu ve daha verimli bir arı elde etmiş olacaksınız.
Termo ana arı kovanındaki arılar sezon sonunda yok olup ölmezler. Bu arılardan 8 çerçeveli normal bir koloni oluşturabilirsiniz.
Ana arıların dölsüz ve vasıfsız olmasını engellemiş olacaksınız.

24 Şubat 2009 Salı

ARICILIĞIMIZIN GELİŞMESİ İÇİN AVRUPA BİRLİĞİNİN FONLARINDAN YARARLANIN

BİRLİKLER VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ARICILIĞIMIZIN GELİŞMESİ VE AVRUPAYA ENTEGRASYONU SAĞLAMAK İÇİN VERİLEN AVRUPA BİRLİĞİ FONLARINDAN MUTLAKA FAYDALANIN.. ŞUAN EN AZ 50.000 EURO EN ÇOK 400.000 EUROLUK PROJELERİN % 90 NU NU AVRUPA BİRLİĞİ HİBE ETMEKTEDİR. ARICILIK KURULUŞLARI PROJELER HAZIRLAYIN VE BU KAYNAKTAN İSTİFADE EDİN DERİM. SON BAŞVURULAR 29 MAYIS 2009 ELİNİZİ ÇABUK TUTUN DERİM....
BU KAYNAKLAR NE KADAR ÇOK ARICILIĞA KANALİZE EDERSEK O ORANDA ARICILIĞIMIZIN GELİŞECEĞİ KANAATİNDEYİM.
DUYURULUR

23 Şubat 2009 Pazartesi

PROJE KİTABIMIZ


projemizin en önemli çıktılarından biri olan Arıcılık ve organik bal üretimi işletme kurma-pazarlama kitabımız çıktı.

365 sayfalık bu kitabın oluşmasın da emeği geçen tüm herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. arıcılık işletme mantığı için çok iyi bir kaynak olacağı görüşündeyim. bu değerli eser için, Marmara Grubu Vakfı, İstanbul Aydın Üniversitesine ve Finanse eden Avrupa Birliği Genel Sekreteliğine Sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

15 Eylül 2008 Pazartesi

KURSİYERLERİMİZ İFTAR YEMEĞİNDE LEZİZ BALLARINI KONUKLARA SUNDULAR











Marmara Grubu Vakfı'nın geleneksel sevgi iftarının 12. sine Demirköy ilçesi iğneada beldesindeki kursiyeler ve biz proje çalışanları da ( Zeynep hanım ve ben) katıldık. kursiyerler bu yıl ürettikleri balların bir kısmını gelen konuklara takdim ettiler. davetliler arasında çevre ve orman bakanı Sn. Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Diyanet işleri başkanı Sn. Ali Bardakoğlu da vardı. siyaset dünyasından da tanınan birçok sima da yemekteydi, kapkara renkteki ballarımız konukların ilgisini çok çekti.

14 Ağustos 2008 Perşembe

ARI SAFARİ





























11 ağustos 2008 tarihinde Tema Vakfı Kuruluşu Biyotemetur tarafından organize edilen arı safari turu, İğneada Beldesindeki Projemizi ziyaret ederek, kursiyerlerin arılıklarını ziyaret ettiler. Kendilerine proje hakkında bilgi sundum. Ziyaret eden kişiler:
A. Nihat Gökyiğit Tema Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı
Ümit Y. Gürses Tema Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
Prof. Dr. Walter S.Sheppart - ABD
Dr. Marina Meixner - ABD
Dr. Nicola Bradbear - İngiltere
Susan Cobey - ABD Californiya Üniversitesi
Prof. Dr. Aykut Kence ODTÜ Biyoloji bölümü
Doç. Dr. İrfan Kandemir Karaelmas üniversitesi
Doç.Dr. Tuğrul Giray ODTÜ
Ahmet İnci Tema Vakfı Arıcılık danışmanı







11 Ağustos 2008 Pazartesi

AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞ VE DİĞER HASTALIKLARI ÖNLEMEK İÇİN ALINMASI GEREKEN KÜLTÜREL ÖNLEMLER

Amerikan Yavru Çürüklüğü ile ilgili tespiti ortaya koyduktan sonra birçok arıcıdan ne yapalım? diye tepkiler aldım bende buna karşın yapılması gerekenleri maddeleri yazıyorum.

1) Çok yıllıklı yani çok kararmış eski peteklerinizi kuluçkalıkta kullanmayın.
2) Temel petek aldığınız firmanın peteklerini iyi gözlemleyin.. şuan piyasada amerikan yavru çürüklüğü ile bulaşık petekler mevcut.
3) menşeini bilmediğiniz ana arıyı kullanmayın.
4) Hazır arı keki almayın, kendi kekinizi kendi yapınız. keki yapacak bal kendinizin değilse, benmari yöntemi ile balı yarım saat kaynattıktan sonra kek yapın.
5) koloniniz daima güçlü olsun. mevcutu 3 çerçevenin altına düşmesin özelikle ilkbahar ve sonbaharda
6) arıyı strese sokacak etkenlerden uzak tutunuz.
7) her sene ilkbaharın kovanları pürmüzleme işini ihmal etmeyin.
8) koloninin nemden kendisini koruyacak tedbirleri almasına yardımcı olun.

5 Ağustos 2008 Salı

2) HATİCE YÜRÜK ( Demirköy ilçesi sivriler köyü yolu üzeri)


Namı değer Selda, Hatice Yürükte belki bazı konularda şansız olabilir ama arılar konusunda çok şanslı biri arıları verdikten birkaç gün sonra hemen aradı beni ‘ hocam Arım Oğul verdi’ herkes 4 arı aldı ama Hatice’nin hemen 5 arı oluverdi, ama Hatice’nin boş kovanları yok, Kırklareli Tarım İl müdürlüğü söz vermişti vereceğiz diye ama şimdi yüzümüze bile bakmıyorlar, mecburen binbir zorlukla organik kovan satın aldı. Aradan belli bir zaman sonra Hatice’ye bal mı istiyorsun arımı , hocam ben bu sene çoğaltayım seneye bal alırım dedi, 5 olan arısını 6 yaptık, elinde kovanı olsa Hatice arı sayısını 8 yapabilecek. Hatice işletmesini büyüttü 2 hafta sonra balınıda yiyecek,,haticenin arılığı çok güzel bir yerde, haticeninde en büyük destekçisi babası, gölgelikleri arının üzerine koymadığı zaman hemen haticeyi uyarıyor……Hatice bu işin özünü kısa zamanda kavrayan zeki bir Giresunlu ve şuanda koluna altın bir bilezik taktı bu işi öğrenerek, artık gittiği heryerde bu işi yapabilecek durumda senin de yolun açık olsun Hatice…..

1- 1) EMİNE KAPTAN ( İğneada beldesi, sislioba köyü yolu üzeri)

( Zeynep Köknar , Emine Kaptan, Mehmet Kaptan)

Emine Hanımın eşi Mehmet Kaptan çok güler yüzlü ve her zaman neşeli bir kişi Emine Hanımda Mehmet Kaptanın ikizi gibi tencere yuvarlanmışta kapağını bulmuş deyimi sanki bu çift için söylenmiş..Emine Hanım ve eşi Mehmet Kaptan aslında 18 yıldır arı ile tanışıklar. arı yapmışlar, sönmüş, bir daha yapmışlar gene sönmüş ama bunlar inatla üzerine gitmişler bazen 200 arı ile çalışmışlar bazen sadece 20 arı ile ama hiç arısız kalmamışlar. Bu yıl da Emine Hanım projemizde yer aldı…teorik eğitimide başarıyla tamamladı. Ardından kendisine 4 arılı koloniyi teslim ettik… tabii arıyı teslim aldıktan sonra bakıyor ki bu arılar bu sene bala yapamıyacaklar. sonuçta bölme arı ve tarihte 15 mayıs 15 gün sonra bal gelmeye başlayacak işçi arının 42 günde tarlacı olduğunuda biliyor ya hemen kendi kovanlarından takviye yapıyor bizim verdiğimiz 4 arıya ve arılar ondan sonra alıp başını gidiyor tabii,,,, işi bilmek çok farklı tabiiki..ve 2 hafta önce bu işletme bal hasadını gerçekleştirdi. Ve ortaya çok leziz bir bal çıktı. Az ama çok güzel bir bal…Mehmet Kaptanın bilgi ve tecrübesi Emine Hanımında temiz ve titizliği ile kaptan işletmesi gelecek vaat ediyor… yolunuz açık olsun…..

UYGULAMALI EĞİTİMLERİMİZ

Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, İstanbul Aydın Üniversitesi ortaklığı ile Avrupa Birliği Desteği ile Kırklareli ili Demirköy ilçesi ve İğneada beldelerinde uygulanan Kırsal Alanlarda Arıcılık ve organik Bal üretimi ile genç kadınların sosyoekonomik statüsünü geliştirme projesi faaliyetlerin den olan organik bal üretimi uygulamalı eğitim çalışmaları ile ilgili sizlere haftalık bilgiler vereceğim, projede yer alan 40 bayanın hikayesini sizlerle paylaşacağım….

3 Ağustos 2008 Pazar

YORUM

AVRUPA BİRLİĞİ – DÜNYA BANKASI- SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI – TARIM BAKANLIĞI – HÜKÜMETLER VE İŞADAMLARI TARAFINDAN FİNANSE EDİLEN SOSYAL AMAÇLI ARICILIK PROJELERİNE BAKIŞ AÇISI
Türkiye’nin en doğusundan en batısına en kuzeyinden en güneyine yaklaşık 10 yıldır çeşitli kuruşlarca desteklenen birçok projede arıcılık konusunda görev aldım. Vardığım netice; biz Türk milleti her her yerde aynı birbirimizden hiç farkımız yok, bir bölgeye gökten düşer gibi gidiyoruz, onlara eğitim veriyoruz ki ( bu eğitim en değerli ve en pahalı şeydir) bu yetmiyor yemeğini veriyoruz, yatacak yerini veriyoruz yetmiyor zaman zaman cebine para bile koyuyoruz, karşılıksız arılar malzemeler veriyoruz. Bu işleri yapmak için belli bir elemeye tabi tutuyoruz insanları bu insanlar projede yer almak için elinden geleni yaparlar, sonunda bir kısmı seçilir bir kısmı seçilemez çünkü projenin belli bir sayısı ve bütçesi vardır. Seçilemeyenler 1-2 ay neden seçilmedik diye dedikodular türetirler, bölgede huzur kaçırmaya çalışırlar. Ama aslında sorun seçilmeyenler değil seçilenler oluyor. Seçilenleri eğitiyorsunuz emek sarfediyorsunuz, arıcılıkla ilgili her şeyi anlatıyorsunuz daha sonra başınıza öğretmen kesiliyorlar ve sizden daha iyi bilir hale geliyorlar 2 günde, daha sonra bunlara arı veriyorsunuz başlarlar bu ne biçim arı, bu arı çok zayıf, bu arıda ne ırk böyle şikayet etmeye başlar aldığını geliştirme düzeltme yoluna gitmez (eğer dediği gibi olsa da) ve hakkı olmadığı halde hak iddia etmeye başlar. Anlayacağınız insanlarımızla çalışmak çok zor….bir de kamu kurumlarının bu projelere bir bakış açısı var evlere şenlik tam bir komedi, başta çok iyi davranırlar aslında amaçları ben bunlardan ne götürürüm hesabı içindeler, kimi bir eğitim salonunu vermek için bin yalan uydurur yok efendim o binayı yurt dışındaki üniversiteler talipmiş yok bizim proje ufakmış yok bizim insanımız için orası çok lüksmüş gerek yokmuş bunları söyleyen maalesef bir daire amiri, halbuki o yerler bu insanlar için yapılmıştı güya, eğitim bitti neredeyse proje bitecek binaya bir kuş bile gelmedi, yazıklar olsun böyle zihniyete,, aslında kendilerinden başka bir şey düşündükleri yok kimi projeksiyon cihazı ister bir eğitim salonu için, kimi bana da arı kovanı der, kimi kitap ister beleş, kimi projede kullanılan malzemelere göz diker halbuki bilmez ki bunlar gökten gelmiyor ve kimse kimseye havadan bir şey vermiyor hele AB hiç vermez, vakıflar dernekler hiç ama hiç vermez……işinize takoz koymak için varolan bir hastalığı siz geldikten sonra ortaya çıkarırlar. ..aslında olan ülkeye oluyor, ülkenin zenginliklerine oluyor…dinamiklerine, gençlerine, çalışan üreten insanına oluyor. 1998 yılından beri bir idealim var. Teknik arıcılığı geliştirip yaygınlaştırmak hatta bu konuda dernek bile kurdum, hep bu amaç için sosyal amaçlı projelerde çalıştım, insanı bıktırıyorlar. Ve zamanla anlıyorsunuz ki değmiyor diyorsunuz...

SON 10 YILDA TÜRKİYE'DE AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI İLE İLGİLİ DURUM

TÜBİTAK VHAG-95 araştırma projesinde incelenen arı kolonilerinde Adana’da yüzde 32, Bitlis’te yüzde 42, Diyarbakır’da yüzde 49, Hatay’da yüzde 52 oranında Amerikan yavru çürüklüğü tespit edilmiştir. Ankara Etlik Veteriner Araştırma Enstitüsünce Kasım 2000’de yapılan ve III. Türkiye Arıcılık Kongresine sunulan tebliğde Ankara ilinde kovanlardan ve piyasadan alınan bal örneklerinin incelenmesi sonucunda yüzde 14 oranında Amerikan yavru çürüklüğü etkeni, aynı araştırmada İzmir piyasasında satılan balların yüzde 44’ünde Amerikan yavru çürüklüğü etkeni bulunduğu bildirilmektedir. Bazı petek firmalarının hazır basılmış peteklerinde bile Amerikan Yavru Çürüklüğü etmenine rastlanılmıştır. Erzurum da, giresun da ve Muş ta Tulumsu yavru çürüklüğü hastalığı mevcut 2007 yılı yazında yaptığım seyahatlerde bizzat kendim gözlemledim.
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü tarafından 2001 yılında Ankara İli arılıklarından alınan 10,158 arı örneğinde yapılan araştırmada bütün kolonilerde Varroa ve Nosema bulunmuştur. Aynı araştırmada yavru hastalıkları açısından kolonilerin yüzde 75’inin Amerikan ve Avrupa yavru çürüklükleri ve kireç hastalıkları ile bulaşık oldukları saptanmıştır. Avrupa Birliği mevzuatına göre, Amerikan yavru çürüklüğü görülen kolonilerin yakılması gerekir. Bakanlar kurulu uyum kuralları gereği bu mevzuata uyacağım diye imza atmıştır, ancak Türkiye’de böyle bir uygulama başlatılamamıştır.
Üretimde neredeyse sağlıklı koloni yokken Tarım Bakanlığı’nda arı hastalıklarını teşhis edip doğru tedaviyi önerecek techizli ve yetkili bir arı hastalıkları laboratuarı bulunmamaktadır. Yaygın olan bu hastalıklara karşın ülke genelinde uyulması gereken tedbirlerle ilgili bir politikada geliştirilememiştir. vatandaşın 7 adet hastalıklı kolonisi aylardır imha edilemiyor. Ve bölgede hastalık giderek yaygınlaşıp, bölgenin arıcılığı yokedilemeye çalışılıyor. şimdi soruyorum Türkiye' de bir Arıcılık Araştırma enstitüsü var Ordu ilinde bu enstitü ne iş yapar? ben yanıt vereyim hiçbişey... bişey yaptığını gören varsa lütfen bana da bildirsin...onlarca personel boşu boşuna kafa sallayarak bizim verdiğimiz vergilerle maaş alıyorlar. ülke arıcılığı bu durumda iken yaptıkları hiçbişey yok... ORDU ARICILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YA İYİLEŞTİRİLSİN YA DA HEMEN KAPATILSIN...EĞER KAPATILIRSA ÜLKE KASASINA YILDA 9-10 TRİLYON PARA KALMIŞ OLACAK. BU ÜLKEYE YAZIK. DİNAMİKLERİNE YAZIK.. EMEK VEREN İNSANLARINA YAZIK. ha bu arada bunları ben demiyorum yukarıda devletin raporları herşeyi ortaya çıkarmış ama sorumlular maalesef hiçbişey yapmıyor.

16 Mayıs 2008 Cuma

ORGANİK BAL ÜRETİMİ PROJESİNİN UYGULAMALI EĞİTİMİ BAŞLADI

Demirköy ve iğneada beldelerinde AB tarafından desteklenen, Marmara Grubu Vakfı ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliği yürütülen " kırsal alanlarda arıcılık ve organik bal üretimi ile genç kadınların sosyoekonomik statüsünü geliştirme" projesi çerçevesinde kursiyerlere 4 arılı koloni ve arıcılık malzemeleri dağıtılarak uygulamalı eğitimler başlamıştır.

13 Nisan 2008 Pazar

ARICILIK FAKÜLTESİ

özel bir üniversitemizle Arıcılık fakültesinin kurulması ile ilgili çalışmalara başladık, bu konudaki fikir ve düşünceniz veya varsa bilgilerinizi paylaşırsanız, bu çalışmaya katkı sağlayacaktır.
sağlayacağınıza katkıya şimdiden
teşekkürler
Hüseyin BALKAYA

2 Nisan 2008 Çarşamba

KIRKLARELİNDE ARI SÖNMELERİ VE VARROA İLE ORGANİK MÜCADELE İLAÇLARI KONULU SEMİNER

KIRKLARELİ ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ VE MARMARA GRUBU STRATEJİK VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFININ ORGANİZASYONU İLE ARI SÖNMELERİ VE VARROA İLE ORGANİK İLAÇLA MÜCADELE YOLLARI KONULU SEMİNER YAPILACAKTIR. TÜM ARICILARIMIZ DAVETLİDİR

TARİH: 05 NİSAN 2008 CUMARTESİ
SAAT: 13:00
YER: KIRKLARELİ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ KONFERANS SALONU

KATILIMCILAR

DR. ERTAÇ TUTKUN Arı Hastalıkları uzmanı

RIDVAN ULUS Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı

HÜSEYİN BALKAYA Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Arıcılık sor.