5 Ağustos 2008 Salı
UYGULAMALI EĞİTİMLERİMİZ
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, İstanbul Aydın Üniversitesi ortaklığı ile Avrupa Birliği Desteği ile Kırklareli ili Demirköy ilçesi ve İğneada beldelerinde uygulanan Kırsal Alanlarda Arıcılık ve organik Bal üretimi ile genç kadınların sosyoekonomik statüsünü geliştirme projesi faaliyetlerin den olan organik bal üretimi uygulamalı eğitim çalışmaları ile ilgili sizlere haftalık bilgiler vereceğim, projede yer alan 40 bayanın hikayesini sizlerle paylaşacağım….
3 Ağustos 2008 Pazar
YORUM
AVRUPA BİRLİĞİ – DÜNYA BANKASI- SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI – TARIM BAKANLIĞI – HÜKÜMETLER VE İŞADAMLARI TARAFINDAN FİNANSE EDİLEN SOSYAL AMAÇLI ARICILIK PROJELERİNE BAKIŞ AÇISI
Türkiye’nin en doğusundan en batısına en kuzeyinden en güneyine yaklaşık 10 yıldır çeşitli kuruşlarca desteklenen birçok projede arıcılık konusunda görev aldım. Vardığım netice; biz Türk milleti her her yerde aynı birbirimizden hiç farkımız yok, bir bölgeye gökten düşer gibi gidiyoruz, onlara eğitim veriyoruz ki ( bu eğitim en değerli ve en pahalı şeydir) bu yetmiyor yemeğini veriyoruz, yatacak yerini veriyoruz yetmiyor zaman zaman cebine para bile koyuyoruz, karşılıksız arılar malzemeler veriyoruz. Bu işleri yapmak için belli bir elemeye tabi tutuyoruz insanları bu insanlar projede yer almak için elinden geleni yaparlar, sonunda bir kısmı seçilir bir kısmı seçilemez çünkü projenin belli bir sayısı ve bütçesi vardır. Seçilemeyenler 1-2 ay neden seçilmedik diye dedikodular türetirler, bölgede huzur kaçırmaya çalışırlar. Ama aslında sorun seçilmeyenler değil seçilenler oluyor. Seçilenleri eğitiyorsunuz emek sarfediyorsunuz, arıcılıkla ilgili her şeyi anlatıyorsunuz daha sonra başınıza öğretmen kesiliyorlar ve sizden daha iyi bilir hale geliyorlar 2 günde, daha sonra bunlara arı veriyorsunuz başlarlar bu ne biçim arı, bu arı çok zayıf, bu arıda ne ırk böyle şikayet etmeye başlar aldığını geliştirme düzeltme yoluna gitmez (eğer dediği gibi olsa da) ve hakkı olmadığı halde hak iddia etmeye başlar. Anlayacağınız insanlarımızla çalışmak çok zor….bir de kamu kurumlarının bu projelere bir bakış açısı var evlere şenlik tam bir komedi, başta çok iyi davranırlar aslında amaçları ben bunlardan ne götürürüm hesabı içindeler, kimi bir eğitim salonunu vermek için bin yalan uydurur yok efendim o binayı yurt dışındaki üniversiteler talipmiş yok bizim proje ufakmış yok bizim insanımız için orası çok lüksmüş gerek yokmuş bunları söyleyen maalesef bir daire amiri, halbuki o yerler bu insanlar için yapılmıştı güya, eğitim bitti neredeyse proje bitecek binaya bir kuş bile gelmedi, yazıklar olsun böyle zihniyete,, aslında kendilerinden başka bir şey düşündükleri yok kimi projeksiyon cihazı ister bir eğitim salonu için, kimi bana da arı kovanı der, kimi kitap ister beleş, kimi projede kullanılan malzemelere göz diker halbuki bilmez ki bunlar gökten gelmiyor ve kimse kimseye havadan bir şey vermiyor hele AB hiç vermez, vakıflar dernekler hiç ama hiç vermez……işinize takoz koymak için varolan bir hastalığı siz geldikten sonra ortaya çıkarırlar. ..aslında olan ülkeye oluyor, ülkenin zenginliklerine oluyor…dinamiklerine, gençlerine, çalışan üreten insanına oluyor. 1998 yılından beri bir idealim var. Teknik arıcılığı geliştirip yaygınlaştırmak hatta bu konuda dernek bile kurdum, hep bu amaç için sosyal amaçlı projelerde çalıştım, insanı bıktırıyorlar. Ve zamanla anlıyorsunuz ki değmiyor diyorsunuz...
Türkiye’nin en doğusundan en batısına en kuzeyinden en güneyine yaklaşık 10 yıldır çeşitli kuruşlarca desteklenen birçok projede arıcılık konusunda görev aldım. Vardığım netice; biz Türk milleti her her yerde aynı birbirimizden hiç farkımız yok, bir bölgeye gökten düşer gibi gidiyoruz, onlara eğitim veriyoruz ki ( bu eğitim en değerli ve en pahalı şeydir) bu yetmiyor yemeğini veriyoruz, yatacak yerini veriyoruz yetmiyor zaman zaman cebine para bile koyuyoruz, karşılıksız arılar malzemeler veriyoruz. Bu işleri yapmak için belli bir elemeye tabi tutuyoruz insanları bu insanlar projede yer almak için elinden geleni yaparlar, sonunda bir kısmı seçilir bir kısmı seçilemez çünkü projenin belli bir sayısı ve bütçesi vardır. Seçilemeyenler 1-2 ay neden seçilmedik diye dedikodular türetirler, bölgede huzur kaçırmaya çalışırlar. Ama aslında sorun seçilmeyenler değil seçilenler oluyor. Seçilenleri eğitiyorsunuz emek sarfediyorsunuz, arıcılıkla ilgili her şeyi anlatıyorsunuz daha sonra başınıza öğretmen kesiliyorlar ve sizden daha iyi bilir hale geliyorlar 2 günde, daha sonra bunlara arı veriyorsunuz başlarlar bu ne biçim arı, bu arı çok zayıf, bu arıda ne ırk böyle şikayet etmeye başlar aldığını geliştirme düzeltme yoluna gitmez (eğer dediği gibi olsa da) ve hakkı olmadığı halde hak iddia etmeye başlar. Anlayacağınız insanlarımızla çalışmak çok zor….bir de kamu kurumlarının bu projelere bir bakış açısı var evlere şenlik tam bir komedi, başta çok iyi davranırlar aslında amaçları ben bunlardan ne götürürüm hesabı içindeler, kimi bir eğitim salonunu vermek için bin yalan uydurur yok efendim o binayı yurt dışındaki üniversiteler talipmiş yok bizim proje ufakmış yok bizim insanımız için orası çok lüksmüş gerek yokmuş bunları söyleyen maalesef bir daire amiri, halbuki o yerler bu insanlar için yapılmıştı güya, eğitim bitti neredeyse proje bitecek binaya bir kuş bile gelmedi, yazıklar olsun böyle zihniyete,, aslında kendilerinden başka bir şey düşündükleri yok kimi projeksiyon cihazı ister bir eğitim salonu için, kimi bana da arı kovanı der, kimi kitap ister beleş, kimi projede kullanılan malzemelere göz diker halbuki bilmez ki bunlar gökten gelmiyor ve kimse kimseye havadan bir şey vermiyor hele AB hiç vermez, vakıflar dernekler hiç ama hiç vermez……işinize takoz koymak için varolan bir hastalığı siz geldikten sonra ortaya çıkarırlar. ..aslında olan ülkeye oluyor, ülkenin zenginliklerine oluyor…dinamiklerine, gençlerine, çalışan üreten insanına oluyor. 1998 yılından beri bir idealim var. Teknik arıcılığı geliştirip yaygınlaştırmak hatta bu konuda dernek bile kurdum, hep bu amaç için sosyal amaçlı projelerde çalıştım, insanı bıktırıyorlar. Ve zamanla anlıyorsunuz ki değmiyor diyorsunuz...
SON 10 YILDA TÜRKİYE'DE AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI İLE İLGİLİ DURUM
TÜBİTAK VHAG-95 araştırma projesinde incelenen arı kolonilerinde Adana’da yüzde 32, Bitlis’te yüzde 42, Diyarbakır’da yüzde 49, Hatay’da yüzde 52 oranında Amerikan yavru çürüklüğü tespit edilmiştir. Ankara Etlik Veteriner Araştırma Enstitüsünce Kasım 2000’de yapılan ve III. Türkiye Arıcılık Kongresine sunulan tebliğde Ankara ilinde kovanlardan ve piyasadan alınan bal örneklerinin incelenmesi sonucunda yüzde 14 oranında Amerikan yavru çürüklüğü etkeni, aynı araştırmada İzmir piyasasında satılan balların yüzde 44’ünde Amerikan yavru çürüklüğü etkeni bulunduğu bildirilmektedir. Bazı petek firmalarının hazır basılmış peteklerinde bile Amerikan Yavru Çürüklüğü etmenine rastlanılmıştır. Erzurum da, giresun da ve Muş ta Tulumsu yavru çürüklüğü hastalığı mevcut 2007 yılı yazında yaptığım seyahatlerde bizzat kendim gözlemledim.
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü tarafından 2001 yılında Ankara İli arılıklarından alınan 10,158 arı örneğinde yapılan araştırmada bütün kolonilerde Varroa ve Nosema bulunmuştur. Aynı araştırmada yavru hastalıkları açısından kolonilerin yüzde 75’inin Amerikan ve Avrupa yavru çürüklükleri ve kireç hastalıkları ile bulaşık oldukları saptanmıştır. Avrupa Birliği mevzuatına göre, Amerikan yavru çürüklüğü görülen kolonilerin yakılması gerekir. Bakanlar kurulu uyum kuralları gereği bu mevzuata uyacağım diye imza atmıştır, ancak Türkiye’de böyle bir uygulama başlatılamamıştır.
Üretimde neredeyse sağlıklı koloni yokken Tarım Bakanlığı’nda arı hastalıklarını teşhis edip doğru tedaviyi önerecek techizli ve yetkili bir arı hastalıkları laboratuarı bulunmamaktadır. Yaygın olan bu hastalıklara karşın ülke genelinde uyulması gereken tedbirlerle ilgili bir politikada geliştirilememiştir. vatandaşın 7 adet hastalıklı kolonisi aylardır imha edilemiyor. Ve bölgede hastalık giderek yaygınlaşıp, bölgenin arıcılığı yokedilemeye çalışılıyor. şimdi soruyorum Türkiye' de bir Arıcılık Araştırma enstitüsü var Ordu ilinde bu enstitü ne iş yapar? ben yanıt vereyim hiçbişey... bişey yaptığını gören varsa lütfen bana da bildirsin...onlarca personel boşu boşuna kafa sallayarak bizim verdiğimiz vergilerle maaş alıyorlar. ülke arıcılığı bu durumda iken yaptıkları hiçbişey yok... ORDU ARICILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YA İYİLEŞTİRİLSİN YA DA HEMEN KAPATILSIN...EĞER KAPATILIRSA ÜLKE KASASINA YILDA 9-10 TRİLYON PARA KALMIŞ OLACAK. BU ÜLKEYE YAZIK. DİNAMİKLERİNE YAZIK.. EMEK VEREN İNSANLARINA YAZIK. ha bu arada bunları ben demiyorum yukarıda devletin raporları herşeyi ortaya çıkarmış ama sorumlular maalesef hiçbişey yapmıyor.
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü tarafından 2001 yılında Ankara İli arılıklarından alınan 10,158 arı örneğinde yapılan araştırmada bütün kolonilerde Varroa ve Nosema bulunmuştur. Aynı araştırmada yavru hastalıkları açısından kolonilerin yüzde 75’inin Amerikan ve Avrupa yavru çürüklükleri ve kireç hastalıkları ile bulaşık oldukları saptanmıştır. Avrupa Birliği mevzuatına göre, Amerikan yavru çürüklüğü görülen kolonilerin yakılması gerekir. Bakanlar kurulu uyum kuralları gereği bu mevzuata uyacağım diye imza atmıştır, ancak Türkiye’de böyle bir uygulama başlatılamamıştır.
Üretimde neredeyse sağlıklı koloni yokken Tarım Bakanlığı’nda arı hastalıklarını teşhis edip doğru tedaviyi önerecek techizli ve yetkili bir arı hastalıkları laboratuarı bulunmamaktadır. Yaygın olan bu hastalıklara karşın ülke genelinde uyulması gereken tedbirlerle ilgili bir politikada geliştirilememiştir. vatandaşın 7 adet hastalıklı kolonisi aylardır imha edilemiyor. Ve bölgede hastalık giderek yaygınlaşıp, bölgenin arıcılığı yokedilemeye çalışılıyor. şimdi soruyorum Türkiye' de bir Arıcılık Araştırma enstitüsü var Ordu ilinde bu enstitü ne iş yapar? ben yanıt vereyim hiçbişey... bişey yaptığını gören varsa lütfen bana da bildirsin...onlarca personel boşu boşuna kafa sallayarak bizim verdiğimiz vergilerle maaş alıyorlar. ülke arıcılığı bu durumda iken yaptıkları hiçbişey yok... ORDU ARICILIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YA İYİLEŞTİRİLSİN YA DA HEMEN KAPATILSIN...EĞER KAPATILIRSA ÜLKE KASASINA YILDA 9-10 TRİLYON PARA KALMIŞ OLACAK. BU ÜLKEYE YAZIK. DİNAMİKLERİNE YAZIK.. EMEK VEREN İNSANLARINA YAZIK. ha bu arada bunları ben demiyorum yukarıda devletin raporları herşeyi ortaya çıkarmış ama sorumlular maalesef hiçbişey yapmıyor.
16 Mayıs 2008 Cuma
ORGANİK BAL ÜRETİMİ PROJESİNİN UYGULAMALI EĞİTİMİ BAŞLADI
Demirköy ve iğneada beldelerinde AB tarafından desteklenen, Marmara Grubu Vakfı ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliği yürütülen " kırsal alanlarda arıcılık ve organik bal üretimi ile genç kadınların sosyoekonomik statüsünü geliştirme" projesi çerçevesinde kursiyerlere 4 arılı koloni ve arıcılık malzemeleri dağıtılarak uygulamalı eğitimler başlamıştır.
13 Nisan 2008 Pazar
ARICILIK FAKÜLTESİ
özel bir üniversitemizle Arıcılık fakültesinin kurulması ile ilgili çalışmalara başladık, bu konudaki fikir ve düşünceniz veya varsa bilgilerinizi paylaşırsanız, bu çalışmaya katkı sağlayacaktır.
sağlayacağınıza katkıya şimdiden
teşekkürler
Hüseyin BALKAYA
sağlayacağınıza katkıya şimdiden
teşekkürler
Hüseyin BALKAYA
2 Nisan 2008 Çarşamba
KIRKLARELİNDE ARI SÖNMELERİ VE VARROA İLE ORGANİK MÜCADELE İLAÇLARI KONULU SEMİNER
KIRKLARELİ ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ VE MARMARA GRUBU STRATEJİK VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFININ ORGANİZASYONU İLE ARI SÖNMELERİ VE VARROA İLE ORGANİK İLAÇLA MÜCADELE YOLLARI KONULU SEMİNER YAPILACAKTIR. TÜM ARICILARIMIZ DAVETLİDİR
TARİH: 05 NİSAN 2008 CUMARTESİ
SAAT: 13:00
YER: KIRKLARELİ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ KONFERANS SALONU
KATILIMCILAR
DR. ERTAÇ TUTKUN Arı Hastalıkları uzmanı
RIDVAN ULUS Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı
HÜSEYİN BALKAYA Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Arıcılık sor.
TARİH: 05 NİSAN 2008 CUMARTESİ
SAAT: 13:00
YER: KIRKLARELİ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ KONFERANS SALONU
KATILIMCILAR
DR. ERTAÇ TUTKUN Arı Hastalıkları uzmanı
RIDVAN ULUS Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı
HÜSEYİN BALKAYA Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Arıcılık sor.
27 Mart 2008 Perşembe
DÜZELTME
hep buraya yazı yazarken acaba dikkatlice okunuyormu diye merak ederim. sadece bakıp geçiliyor sanıyordum.. ama sağolsun Yusuf Gürbüz Abimizin Dikkatlice okuduğuna şahit oldum..
ben en son yazımda arı sönmeleri konusunda yanlış bir ifade kullanmışım.. sağolsun Yusuf abi beni sürekli düzeltmem için telkinlerde bulundu.
ben yazımda arılara kışlık bal ihtiyacı olarak her arılı koloni için 2 kg doğal bal bırakılmalıdır. demişim fakat bu her arılı çerçeve için 2 kg doğal bal bırakılmalıdır. olması gerekir.
bu düzeltmeyi yapamamı sağlayan Yusuf Abi'ye sonsuz teşekkürler
ben en son yazımda arı sönmeleri konusunda yanlış bir ifade kullanmışım.. sağolsun Yusuf abi beni sürekli düzeltmem için telkinlerde bulundu.
ben yazımda arılara kışlık bal ihtiyacı olarak her arılı koloni için 2 kg doğal bal bırakılmalıdır. demişim fakat bu her arılı çerçeve için 2 kg doğal bal bırakılmalıdır. olması gerekir.
bu düzeltmeyi yapamamı sağlayan Yusuf Abi'ye sonsuz teşekkürler
16 Mart 2008 Pazar
ARI SÖNMELERİ HAKKINDA
Ülkemiz de arı kolonileri söndüğünde hemen akla hastalıklar gelir. Öncelikle şunu açık ve net olarak ifade edeyim. Ülkemizde hiçbir zaman Arı kolonileri tamamen hastalıklar yüzünden sönmemiştir. Sönmüş diyenleri bunu ispata davet ediyorum. Ama bizim arımız söndüğünde, kendi kabahatimizi örtmek için, hastalık nedenine dayandırırız, Kolonilerimiz için en ciddi tehlike VARROA JACCOBSİNİ OUDEMANS tır. Bu da kolonimiz tamamen bitiremez, kolonimizi zayıf bırakıp, eğer iyi bir ilkbahar yaşanmaz ise koloni sönebilir. Arı sönmelerinin genel nedenleri şunlardır:
1) Varroa ile uygun ve etkin mücadele edilememesi: Şuan Ülkemiz de organik ilaçların kullanılması ile ilgili bir furya var çeşitli asitler bilimsel temeli olmayan bir şekilde arıcılarımıza öğretilmekte ve bu ilaçlar kullanılmakta, bu ilaçları genelde arıcı şırıngalarla kendisi hazırlamakta, Varroa ya kullanılacak ilaç eğer uygun dozda kullanılmaz ise hiçbir yarar göstermemektedir. İlacı arıcı kendisi hazırladığı için genelde az veya çok ilaç kullanmakta ve çoğu zamanda yanlış zamanlama ile koloniler ilaçlanmaktadır. Organik ilaçların kullanılması bir süreçtir. Hemen keskin bir şekilde Organik ilaca geçmek ile Varroa önlenemez.
2) Yanlış arıcılık uygulamaları yüzünden birçok koloni sönmektedir.
3) Kışlatma yerinin seçimi: kışlatma yeri olarak bilinenin aksine kuzeye doğru arı kolonileri yerleştirilmelidir.
4) Nem
5) Stres
6) İklim değişikliği
7) Suni yemlerle besleme ( hiçbir besin arılar için balın yerini tutamaz, bunun için arının kışlık ihtiyacı için her arılı koloni için ortalama 2 kg doğal bal bırakılmalı, bu bal kesinlikle çam veya meşe salgı balı olmamalıdır)
8) Piyasa da şuanda bulunan binlerce kalitesiz ticari ana arı ( Menşei belli olmayan)
9) Kışa genç işçi arılarla girilmemesi gibi nedenlerden dolayı koloniler sönmektedir.
1) Varroa ile uygun ve etkin mücadele edilememesi: Şuan Ülkemiz de organik ilaçların kullanılması ile ilgili bir furya var çeşitli asitler bilimsel temeli olmayan bir şekilde arıcılarımıza öğretilmekte ve bu ilaçlar kullanılmakta, bu ilaçları genelde arıcı şırıngalarla kendisi hazırlamakta, Varroa ya kullanılacak ilaç eğer uygun dozda kullanılmaz ise hiçbir yarar göstermemektedir. İlacı arıcı kendisi hazırladığı için genelde az veya çok ilaç kullanmakta ve çoğu zamanda yanlış zamanlama ile koloniler ilaçlanmaktadır. Organik ilaçların kullanılması bir süreçtir. Hemen keskin bir şekilde Organik ilaca geçmek ile Varroa önlenemez.
2) Yanlış arıcılık uygulamaları yüzünden birçok koloni sönmektedir.
3) Kışlatma yerinin seçimi: kışlatma yeri olarak bilinenin aksine kuzeye doğru arı kolonileri yerleştirilmelidir.
4) Nem
5) Stres
6) İklim değişikliği
7) Suni yemlerle besleme ( hiçbir besin arılar için balın yerini tutamaz, bunun için arının kışlık ihtiyacı için her arılı koloni için ortalama 2 kg doğal bal bırakılmalı, bu bal kesinlikle çam veya meşe salgı balı olmamalıdır)
8) Piyasa da şuanda bulunan binlerce kalitesiz ticari ana arı ( Menşei belli olmayan)
9) Kışa genç işçi arılarla girilmemesi gibi nedenlerden dolayı koloniler sönmektedir.
10 Mart 2008 Pazartesi
22 Şubat 2008 Cuma
KIRKLARELİ İLİ DEMİRKÖY İLÇESİ VE İĞNEADA BELDESİNDE AB DESTEKLİ GENÇ BAYANLARA YÖNELİK ARICILIK, ORGANİK BAL , TEMEL İŞLETME EĞİTİMİNE YOĞUN İLGİ
MARMARA GRUBU STRATEJİK VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI'NIN iSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ORTAKLIĞI İLE YÜRÜTTÜĞÜ, AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ, KIRSAL ALANLARDA ARICILIK VE ORGANİK BAL ÜRETİMİ İLE GENÇ KADINLARIN STATÜSÜNÜ GELİŞTİRME PROJESİNE KIRKLARELİ İLİNİN DEMİRKÖY İLÇESİ VE İĞNEADA BELDESİNDEN YOĞUN İLGİ... PROJEDEN 40 KİŞİ FAYDALANACAK OLMASINA KARŞIN 150 Yİ AŞKIN BAŞVURU GERÇEKLEŞTİ...
13 şubat 2008 de iğneada beldesinde, 14 şubat ta Demirköy ilçesinde 19 şubatta gene Demirköy ilçesinde başvuru sahipleri ile görüşmeler yapılarak proje hakkında bilgilendirildi..bu yoğun ilgi bizi memnun etmesine karşın.. 40 kişiyi belirlememizde zorluklar yaşadık. yine aynı zamanda insanların bu tür sosyal projelere ne kadar ihtiyaçlarının olduğunu göstermektedir.
25 şubat 2008 pazartesi günü saat 09:50 de Demirköy Öğretmenevi Lokalinde kursumuz başlayacaktır.
26 şubat 2008 salı günü saat 09:50 de İğneada eski belediye binasında ( İtfaiye Yanı) kursumuzu başlayacaktır.
bu eğitimlerimiz haftaiçi hergün saat:09:50-14:30 arasında olacaktır.
kursumuz toplam 8 ay sürecektir. ( 2 ay teorik, 6 pratik)
teorik kursun sonunda her katılımcıya 4 adet arılı koloni tarafımızdan, 20 adet boş organik arı kovanı ise Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü tarafından verilecektir.
bu çalışmaların yapılmasında, hedef kitlenin belirlenmesinde, kurskarın açılma noktasına gelmesinde emeği geçen; Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü'ne, Kırklareli Arıcılar Birliği'ne, Demirköy Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne, Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü'ne, İğneada ve Demirköy halkına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum...
Hüseyin BALKAYA
Marmara Grubu Vakfı
Arıcılık Eğitim sorumlusu
KADIN HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ: STK HİBE PROGRAMI
KIRSAL ALANLARDA ARICILIK ve ORGANİK BAL ÜRETİMİ İLE
GENÇ KADINLARIN SOSYO EKONOMİK STATÜSÜNÜ GELİŞTİRME PROJESİ
GÖREVLİ EĞİTİCİLER VE UNVANLARI
1.) Müjgan SUVER Pedagog Marmara Grubu AB Kadın Platformu Başkanı
2.) Lale NALBANT Kimya Mühendisi Marmara Grubu İcra Kurulu Üyesi- İş kadını
3.) Ahmet İNCİ Ziraat Yüksek Mühendisi TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı- Arıcılık Uzmanı
4.) Aysel İNCİ Gıda Mühendisi Bal Uzmanı
5.) Zeynep YILMAZ Ziraat Yüksek Mühendisi Arılarda Yapay Tohumlama Uzmanı
6.) Dr. Ertaç TUTKUN Entomolog (Böcek Bilimi) Arı sağlığı uzmanı- Arı farma LTD. ŞTİ.
7.) Rıdvan ULUS Çiftçi Eğitim Şube Müdürü- Arıcılar Birliği Bşk. Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü
8.)Burcu IŞIKALP Veteriner Hekim Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü
9.)Neslihan KURT Arıcılık Teknikeri Nesil Arıcılık İşletme sahibi- Uzman
10) Muhammet ERKAN Arıcılık Tekniker TEM-ARI A.Ş Organik Bal saha Sor.
11.) Hüseyin BALKAYA Arıcılık Teknikeri Marmara Vakfı Arıcılık eğitim Sor.
12.) Zeynep KÖKNAR Arıcılık Teknikeri Marmara Vakfı
13.) Babürhan CÖRÜT Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi
14.) Şule DARICAN Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi
15.) Ali LEVENDELİ Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi
16.) Aytül FİLİZ Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi
24 Ocak 2008 Perşembe
http://www.gazetetrakya.com/yazarlar_haber_oku.asp?haber_yazari=Selahattin%20DEM%C4%B0RACO&HID=2913
gazete trakya haberi- köşe yazarı selahattin demiraco'nın makalesi
ORGANIK ARICILIK PROJESI GIBI PROJELER HALKIMZA HAYAT VERECEK
Arıcılık Projesi çerçevesinde Kırklareli ili Demirköy ve Kofçaz ilçelerinde Organik Arıcılık Projesi uygulanacaktır. 15.01.2008 günü itibarıyla bu çalışmalar başlamıştır. Arıcılar Birliği Başkanı Rıdvan Ulus bu projeyi destekliyor. Her işin başı eğitimdir. Şehrimizde bu konuda güzel çalışmalar yapılmaktadır. Bu proje bir yıl devam edecektir. Kırklareli Arı Eko tipi üretimi 2007 yılında sağlanmıştı. Bu yılda arılarda suni tohumlama yapılacaktır. Hüseyin Balkaya ve Zeynep Köknar Arıcılık Teknikerleri olup Demirköy’de bu projeyi uygulayacak genç arkadaşlarımızdır.Marmara Vakfının bu projedeki amacı Organik Bal üretimi konusunda kadınlarımızı bu işe teşvik etmektir. Demirköy’de uygulanacak olan bu projede 40 kadına teorik ve uygulamalı eğitimler verilecektir. Bu eğitim sonucunda başarılı olanlara kendi işletmelerinin alt yapısını oluşturmak için Arılı Kovanları ve Arıcılık Malzemeleri hibe edilecektir. Bu eğitim faaliyetleri ücretsizdir. Eğitime katılacak kişilerin yol ve yemek masrafları Proje tarından karşılanacaktır. Teorik eğitimler Şubat ayının ilk haftasında başlayacaktır. Projenin yanısıra Kırklareli Arı Yetiştiriciler Birliği öncülüğünde kaliteli ana arı üretim teknikleri verilecektir. 2007 yazında Tarım Il Müdürlüğüne uğradığımda aşağı katta bir gösteri izlemiştim. Pencereden açılan özel bir delikten giren arılar cam içindeki bir peteği bal ile dolduruyorlardı. Arıların o coşkulu çalışması görülmeye değerdi.Rıdvan Ulus bu işin piri olmuş kardeşim... Insanlar sevdiği işte çalışınca çok başarılı oluyorlar. Yıl 1997-98 idi. Kızılcıkdere’ye bir arkadaşımın taksisiyle taze tereyağ almaya gitmiştik. Bu arkadaşım Garanti Bankası eski müdürlerinden Zeki Bulut’tu. Taksiyle Mustafa Kanal’ın evini bulduk. Onun arı kovanlarının olduğu bahçe de bir yerde sohbete daldık. “Bir bardak hardaliyen varmı be arkadaş. Oğlun Erdal Kanal benim çok sevdiğim öğrencim olur” dedim. Bir bardak hardaliyeden sonra kahveler içildi. Hardaliye çocukluğumuzun buz gibi nefis içeceğiydi. Arı kovanlarını görmek istedim. Sandıktaki arılar petekteki balları yiyorlardı. Sepetteki arılar boğaz köprüsü gibi baldan bir köprü yapmışlar... Hayatlarından çok memnun yaşıyorlardı. Arkadaşım Kızılcıkdere’den tereyağı, sucuk, kavurma aldı. O akşam bir şiir yazmıştım. KIRÇIÇEĞIM KIZILCIKDERE... Yitik Akşamlar şiir kitabımda ve Zamanın Durduğu Yer Kırklareli kitaplarımda bu şiirim vardır. Tekirdağ’da yaşayan hemşerim, kitapçı Muzaffer Yamaner bu şiirimi çok sevmiş... Övgü dolu sözler söylemişti. Trakya turlarım devam edecek... Yeni kitabımda 2003 yılında yazdığım Dün Sana Sevdalandım Tekirdağ şiirim ve aradaki arkadaşlarla söyleşimlerim var... Hava iyi oldumu Tekirdağ’a gitmek istiyorum. Internetten yazılarımı ve kitaplarımı okuyan gönül insanlarına, dostlarıma selam olsun. 15.01.2008 günü Osman Önder Arkadaşım “Çorlu Askeri hastenesinde personel Müdürü oğlum Öner Önder’e bir subay arkadaşı şöyle demiş Yazar Selahattin Demiraco’nun yararlandığı bazı kaynaklar bende yok. Onu kutluyorum” demiş. Çok teşekkürler.. Centilmen insanlarımızın pozitif sözleri insanı hayata bağlıyor. Çorlu’yu seviyorum... Trakyadaki yeni dostlarıma gönül dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Bana destek veren iyi kalpli insanlarımıza selam olsun.. Uzun yıllar yurdumuza ve insanımıza kalemimle hizmet etmek arzusu içindeyim. Yarınlara güzel yazılarımız kalsın... Dünyanın en güzel milleti biziz kardeşim... selahettindemiraco@gazetetrakya.com
gazete trakya haberi- köşe yazarı selahattin demiraco'nın makalesi
ORGANIK ARICILIK PROJESI GIBI PROJELER HALKIMZA HAYAT VERECEK
Arıcılık Projesi çerçevesinde Kırklareli ili Demirköy ve Kofçaz ilçelerinde Organik Arıcılık Projesi uygulanacaktır. 15.01.2008 günü itibarıyla bu çalışmalar başlamıştır. Arıcılar Birliği Başkanı Rıdvan Ulus bu projeyi destekliyor. Her işin başı eğitimdir. Şehrimizde bu konuda güzel çalışmalar yapılmaktadır. Bu proje bir yıl devam edecektir. Kırklareli Arı Eko tipi üretimi 2007 yılında sağlanmıştı. Bu yılda arılarda suni tohumlama yapılacaktır. Hüseyin Balkaya ve Zeynep Köknar Arıcılık Teknikerleri olup Demirköy’de bu projeyi uygulayacak genç arkadaşlarımızdır.Marmara Vakfının bu projedeki amacı Organik Bal üretimi konusunda kadınlarımızı bu işe teşvik etmektir. Demirköy’de uygulanacak olan bu projede 40 kadına teorik ve uygulamalı eğitimler verilecektir. Bu eğitim sonucunda başarılı olanlara kendi işletmelerinin alt yapısını oluşturmak için Arılı Kovanları ve Arıcılık Malzemeleri hibe edilecektir. Bu eğitim faaliyetleri ücretsizdir. Eğitime katılacak kişilerin yol ve yemek masrafları Proje tarından karşılanacaktır. Teorik eğitimler Şubat ayının ilk haftasında başlayacaktır. Projenin yanısıra Kırklareli Arı Yetiştiriciler Birliği öncülüğünde kaliteli ana arı üretim teknikleri verilecektir. 2007 yazında Tarım Il Müdürlüğüne uğradığımda aşağı katta bir gösteri izlemiştim. Pencereden açılan özel bir delikten giren arılar cam içindeki bir peteği bal ile dolduruyorlardı. Arıların o coşkulu çalışması görülmeye değerdi.Rıdvan Ulus bu işin piri olmuş kardeşim... Insanlar sevdiği işte çalışınca çok başarılı oluyorlar. Yıl 1997-98 idi. Kızılcıkdere’ye bir arkadaşımın taksisiyle taze tereyağ almaya gitmiştik. Bu arkadaşım Garanti Bankası eski müdürlerinden Zeki Bulut’tu. Taksiyle Mustafa Kanal’ın evini bulduk. Onun arı kovanlarının olduğu bahçe de bir yerde sohbete daldık. “Bir bardak hardaliyen varmı be arkadaş. Oğlun Erdal Kanal benim çok sevdiğim öğrencim olur” dedim. Bir bardak hardaliyeden sonra kahveler içildi. Hardaliye çocukluğumuzun buz gibi nefis içeceğiydi. Arı kovanlarını görmek istedim. Sandıktaki arılar petekteki balları yiyorlardı. Sepetteki arılar boğaz köprüsü gibi baldan bir köprü yapmışlar... Hayatlarından çok memnun yaşıyorlardı. Arkadaşım Kızılcıkdere’den tereyağı, sucuk, kavurma aldı. O akşam bir şiir yazmıştım. KIRÇIÇEĞIM KIZILCIKDERE... Yitik Akşamlar şiir kitabımda ve Zamanın Durduğu Yer Kırklareli kitaplarımda bu şiirim vardır. Tekirdağ’da yaşayan hemşerim, kitapçı Muzaffer Yamaner bu şiirimi çok sevmiş... Övgü dolu sözler söylemişti. Trakya turlarım devam edecek... Yeni kitabımda 2003 yılında yazdığım Dün Sana Sevdalandım Tekirdağ şiirim ve aradaki arkadaşlarla söyleşimlerim var... Hava iyi oldumu Tekirdağ’a gitmek istiyorum. Internetten yazılarımı ve kitaplarımı okuyan gönül insanlarına, dostlarıma selam olsun. 15.01.2008 günü Osman Önder Arkadaşım “Çorlu Askeri hastenesinde personel Müdürü oğlum Öner Önder’e bir subay arkadaşı şöyle demiş Yazar Selahattin Demiraco’nun yararlandığı bazı kaynaklar bende yok. Onu kutluyorum” demiş. Çok teşekkürler.. Centilmen insanlarımızın pozitif sözleri insanı hayata bağlıyor. Çorlu’yu seviyorum... Trakyadaki yeni dostlarıma gönül dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Bana destek veren iyi kalpli insanlarımıza selam olsun.. Uzun yıllar yurdumuza ve insanımıza kalemimle hizmet etmek arzusu içindeyim. Yarınlara güzel yazılarımız kalsın... Dünyanın en güzel milleti biziz kardeşim... selahettindemiraco@gazetetrakya.com

Kırklareli'nde Organik Polen Ve Bal Üretimi..
23.01.2008 22:52:04 tarihli trakyam net haberi
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, Kırklareli'nde uygulamaya koyduğu AB destekli projeyle genç kadınlara arıcılığı ve organik bal üretimini öğretecek. Kadınlar, Kırklareli'nde, Türkiye'nin ilk organik polen üretimini de gerçekleştirecek.
Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Balkaya, yaptığı açıklamada, AB tarafından kabul edilen ''Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi ile Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi''nin amacının, Kırklareli'ndeki 18-25 yaş arası 40 kadına arıcılığı ve organik bal üretimini öğretmek olduğunu bildirdi. Vakfın Kırklareli için hazırladığı projenin uygulanmaya başladığını kaydeden Balkaya, kursa Demirköy ilçesi ile İğneada beldesinde yaşayan ilköğretim okulu mezunu kadınların katıldığını söyledi.
Projeyle Kırklareli'ndeki arıcılığa genç kadınların da dahil edileceğini belirten Balkaya, şöyle dedi: ''Bu projede özellikle kuzeybatı Kırklareli'nde yaşayan ilköğretim mezunu işsiz 40 genç kadının kendi arıcılık işletmelerini kurmalarını sağlayarak, meslek edinmeleri ve girişimci olmaları amaçlanmıştır. Projemiz, Tarım İl Müdürlüğünün Organik Arıcılık Projesi ile ortak yürütülecektir. Proje bölgesi organik tarımın yapılabileceği nadide yerlerden biridir. Bu projenin bölge için alternatif, gelir getirici bir kazanç kapısının olacağını düşünmekteyiz.'' Hüseyin Balkaya, projenin Kırklareli Valiliği, Tarım İl Müdürlüğü, Kırklareli Arıcılar Birliği, Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulları Müdürlüğünün desteğiyle gerçekleştirileceğini, proje çerçevesinde aracılık uzmanlarından oluşan bir ekibin bölgede saha çalışmalara başladığını bildirdi. -HEM TEORİK, HEM PRATİK EĞİTİM Gelecek ay Demirköy'de ilk grubun eğitimine başlanılacağını belirten Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Balkaya, eğitim sürecinin 1,5 ay teorik, 6 ay da uygulamalı olacağını ifade etti. Balkaya, kursiyerlerin masraflarının proje tarafından karşılanacağını, başarılı olan kursiyerlere sertifikanın yanı sıra arıcılık malzemeleri, organik petek ve arıcılık kitaplarından oluşan bir setin karşılıksız olarak verileceğini kaydetti. Balkaya, şu bilgileri verdi: ''Teorik eğitimini bitirenlere yine karşılıksız olarak 4 arılı koloni verilecek ve bu arılı kovanları alan kadın kursiyerler bu kolonilerini üretim yapacakları yere koyacaklar. 6 ay süresince proje teknik elamanları, kendilerine işin başında uygulamalı eğitim verecek. Yani kişiler arılarla tek başlarına kaderlerine terk edilmeyecektir. Bu kişilere danışmanlık hizmeti verilerek kovan sayılarını 25'e çıkartıp bir organik bal üretim işletmesinin tesisini sağlanmaya çalışılacaktır.'' Böyle bir işletmenin kovan başına 20 kilo organik bal ürettiğinde, toplam 500 kilo organik bal elde edeceğini bildiren Balkaya, ''Böylece kilosu 30 YTL'den satıldığı hesapladığında yılda 5-6 ay çalışarak 15 bin YTL gelir elde edeceklerdir'' diye konuştu. -TÜRKİYE'NİN İLK ORGANİK POLENİ Bu işletmelerin bu kovanlarla 100 kilo da organik polen üreteceklerini ifade eden Hüseyin Balkaya, polenin yıllık getirisinin de 7 bin YTL olacağını söyledi.
Balkaya, ''Türkiye'de organik polen ilk defa Kırklareli'nde üretilmiş olacaktır. Hem de bu üreticiler kadın olacaktır. Bunun çok iyi bir model olacağı kanısındayız'' dedi. Arıcılıktan sadece bal üretiminin anlaşılmaması geldiğini belirten Balkaya, aynı zamanda gelir getirici polen, arı sütü, balmumu, propolis, arı zehiri, larva, oğul arı ve ana arı üretiminin de mümkün olduğunu belirtti. Eğitimin bir yıllık üniversite eğitimi kalitesinde olacağını vurgulayan Balkaya, projeye katılmak isteyen kadınların, Kırklareli Arıcılar Birliği, Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü ve Demirköy Halk Eğitim Müdürlüğüne başvurmalarının yeterli olacağını bildirdi.
23.01.2008 22:52:04 tarihli trakyam net haberi
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, Kırklareli'nde uygulamaya koyduğu AB destekli projeyle genç kadınlara arıcılığı ve organik bal üretimini öğretecek. Kadınlar, Kırklareli'nde, Türkiye'nin ilk organik polen üretimini de gerçekleştirecek.
Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Balkaya, yaptığı açıklamada, AB tarafından kabul edilen ''Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi ile Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi''nin amacının, Kırklareli'ndeki 18-25 yaş arası 40 kadına arıcılığı ve organik bal üretimini öğretmek olduğunu bildirdi. Vakfın Kırklareli için hazırladığı projenin uygulanmaya başladığını kaydeden Balkaya, kursa Demirköy ilçesi ile İğneada beldesinde yaşayan ilköğretim okulu mezunu kadınların katıldığını söyledi.
Projeyle Kırklareli'ndeki arıcılığa genç kadınların da dahil edileceğini belirten Balkaya, şöyle dedi: ''Bu projede özellikle kuzeybatı Kırklareli'nde yaşayan ilköğretim mezunu işsiz 40 genç kadının kendi arıcılık işletmelerini kurmalarını sağlayarak, meslek edinmeleri ve girişimci olmaları amaçlanmıştır. Projemiz, Tarım İl Müdürlüğünün Organik Arıcılık Projesi ile ortak yürütülecektir. Proje bölgesi organik tarımın yapılabileceği nadide yerlerden biridir. Bu projenin bölge için alternatif, gelir getirici bir kazanç kapısının olacağını düşünmekteyiz.'' Hüseyin Balkaya, projenin Kırklareli Valiliği, Tarım İl Müdürlüğü, Kırklareli Arıcılar Birliği, Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulları Müdürlüğünün desteğiyle gerçekleştirileceğini, proje çerçevesinde aracılık uzmanlarından oluşan bir ekibin bölgede saha çalışmalara başladığını bildirdi. -HEM TEORİK, HEM PRATİK EĞİTİM Gelecek ay Demirköy'de ilk grubun eğitimine başlanılacağını belirten Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Balkaya, eğitim sürecinin 1,5 ay teorik, 6 ay da uygulamalı olacağını ifade etti. Balkaya, kursiyerlerin masraflarının proje tarafından karşılanacağını, başarılı olan kursiyerlere sertifikanın yanı sıra arıcılık malzemeleri, organik petek ve arıcılık kitaplarından oluşan bir setin karşılıksız olarak verileceğini kaydetti. Balkaya, şu bilgileri verdi: ''Teorik eğitimini bitirenlere yine karşılıksız olarak 4 arılı koloni verilecek ve bu arılı kovanları alan kadın kursiyerler bu kolonilerini üretim yapacakları yere koyacaklar. 6 ay süresince proje teknik elamanları, kendilerine işin başında uygulamalı eğitim verecek. Yani kişiler arılarla tek başlarına kaderlerine terk edilmeyecektir. Bu kişilere danışmanlık hizmeti verilerek kovan sayılarını 25'e çıkartıp bir organik bal üretim işletmesinin tesisini sağlanmaya çalışılacaktır.'' Böyle bir işletmenin kovan başına 20 kilo organik bal ürettiğinde, toplam 500 kilo organik bal elde edeceğini bildiren Balkaya, ''Böylece kilosu 30 YTL'den satıldığı hesapladığında yılda 5-6 ay çalışarak 15 bin YTL gelir elde edeceklerdir'' diye konuştu. -TÜRKİYE'NİN İLK ORGANİK POLENİ Bu işletmelerin bu kovanlarla 100 kilo da organik polen üreteceklerini ifade eden Hüseyin Balkaya, polenin yıllık getirisinin de 7 bin YTL olacağını söyledi.
Balkaya, ''Türkiye'de organik polen ilk defa Kırklareli'nde üretilmiş olacaktır. Hem de bu üreticiler kadın olacaktır. Bunun çok iyi bir model olacağı kanısındayız'' dedi. Arıcılıktan sadece bal üretiminin anlaşılmaması geldiğini belirten Balkaya, aynı zamanda gelir getirici polen, arı sütü, balmumu, propolis, arı zehiri, larva, oğul arı ve ana arı üretiminin de mümkün olduğunu belirtti. Eğitimin bir yıllık üniversite eğitimi kalitesinde olacağını vurgulayan Balkaya, projeye katılmak isteyen kadınların, Kırklareli Arıcılar Birliği, Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü ve Demirköy Halk Eğitim Müdürlüğüne başvurmalarının yeterli olacağını bildirdi.
20 Ocak 2008 Pazar
KIRKLARELİ'NDE ÇALIŞMALARA BAŞLADIK
Kırklareli yeşilyurt gazetesi nden ayrıntılı haber için tıklayın http://www.yesilyurtgazetesi.com/742007/1.htm
-Genç Kadınlar Arıcılığı ve Organik Bal üretimini öğrenecek
“Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi”nin amacının Kırklareli’nde ki 18-25 yaş arası 40 genç kadına Arıcılığı ve Organik Bal üretimini öğretmek.
Marmara Vakfı'nın Kırklareli İli için hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen; “Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi” Kırklareli’nde uygulanmaya başladı. Bu proje kapsamında Kırklareli ili İğneada ve Demirköy kırsalında yaşayan İlköğretim Mezunu 18-25 yaş arası işsiz 40 genç kadına Arıcılığı ve Organik Bal Üretimi öğretilecek.
Kırklareli’ndeki Arıcılığa genç kadınlarında dahil edilmesini amaçlayan Proje ile ilgili olarak Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Baklaya A.A. Muhabirine şöyle kaydetti:
“Marmara Vakfı'nın Kırklareli İli için hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen; “Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi”nin faaliyetlerine Kırklareli’nde uygulanmaya başlamış bulunmaktayız.
Projemizin amacı; Kırklareli ili İğneada ve Demirköy kırsalında yaşayan İlköğretim Mezunu 18-25 yaş arası işsiz 40 genç kadına Arıcılığı ve organik bal üretimini öğretmek ve kendi arıcılık işletmelerini kurmalarım sağlayarak meslek edindirmek ve girişimci kılmak Projemiz, Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü'nün organik Arıcılığın Yapılacağı yerlerde 2000 adet organik kovan dağıtma projesi ile ortak çalışmalar yürütecektir. Bu bölgede bulunan çok değerli Kırklareli Yerli Arı Ekotipi’nin muhafazası ve ıslahı konusunda Kırklareli Arıcılar Birliği ve birlik üyeleri ile ortak çalışmalar içinde olacağız. Bu projelerin yanı sıra Ana Arı Uzmanları tarafınızdan Birlik Ana arı üreticilerine ve birlik üyelerine Kaliteli ana arı üretim teknikleri konusunda eğitimler verilecektir.
Yapılacak çalışmaların Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği üyelerine faydalı olacağını değerlendirerek, proje bazındaki eğitim konularında Birlik ile ortak çalışmak istiyoruz.
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, 1985 yılında kumlan kamu yararına çalışan, sürdürülebilir kalkınmaya destek olmak amacıyla projeler üretip uygulayarak raporlar y ay mi ayarak kamuoyunda bilinç ve duyarlılık geliştirici çalışmalar yapan, kamu organlarına ve özel sektöre alternatif çözüm önerileri sunan bir düşünce üretim kuruluşudur.
Marmara Grubu Vakfı bünyesindeki AB ve insan Hakları Platformu özellikle "Kadın Hakları ve Kadın İstihdamı'' konusunda yaptığı çalışmalarla hem Türkiye'de, hem de dünyada ismini duyurmuştur.
Kırklareli ilinin kuzeybatısında bulunan bölgede bu çalışmaları yapmak üzere bir proje ekibi oluşturularak, saha çalışmalarına başlanacaktır. Yüksek bilgi ve himayenizde uygulanacak bu proje ile Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılması için kırsal alanlardaki genç kadınların istihdamlarının teşvik edilmesine katkıda bulunacak model oluşturulacaktır.”
“Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi”nin amacının Kırklareli’nde ki 18-25 yaş arası 40 genç kadına Arıcılığı ve Organik Bal üretimini öğretmek.
Marmara Vakfı'nın Kırklareli İli için hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen; “Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi” Kırklareli’nde uygulanmaya başladı. Bu proje kapsamında Kırklareli ili İğneada ve Demirköy kırsalında yaşayan İlköğretim Mezunu 18-25 yaş arası işsiz 40 genç kadına Arıcılığı ve Organik Bal Üretimi öğretilecek.
Kırklareli’ndeki Arıcılığa genç kadınlarında dahil edilmesini amaçlayan Proje ile ilgili olarak Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Baklaya A.A. Muhabirine şöyle kaydetti:
“Marmara Vakfı'nın Kırklareli İli için hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen; “Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi”nin faaliyetlerine Kırklareli’nde uygulanmaya başlamış bulunmaktayız.
Projemizin amacı; Kırklareli ili İğneada ve Demirköy kırsalında yaşayan İlköğretim Mezunu 18-25 yaş arası işsiz 40 genç kadına Arıcılığı ve organik bal üretimini öğretmek ve kendi arıcılık işletmelerini kurmalarım sağlayarak meslek edindirmek ve girişimci kılmak Projemiz, Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü'nün organik Arıcılığın Yapılacağı yerlerde 2000 adet organik kovan dağıtma projesi ile ortak çalışmalar yürütecektir. Bu bölgede bulunan çok değerli Kırklareli Yerli Arı Ekotipi’nin muhafazası ve ıslahı konusunda Kırklareli Arıcılar Birliği ve birlik üyeleri ile ortak çalışmalar içinde olacağız. Bu projelerin yanı sıra Ana Arı Uzmanları tarafınızdan Birlik Ana arı üreticilerine ve birlik üyelerine Kaliteli ana arı üretim teknikleri konusunda eğitimler verilecektir.
Yapılacak çalışmaların Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği üyelerine faydalı olacağını değerlendirerek, proje bazındaki eğitim konularında Birlik ile ortak çalışmak istiyoruz.
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, 1985 yılında kumlan kamu yararına çalışan, sürdürülebilir kalkınmaya destek olmak amacıyla projeler üretip uygulayarak raporlar y ay mi ayarak kamuoyunda bilinç ve duyarlılık geliştirici çalışmalar yapan, kamu organlarına ve özel sektöre alternatif çözüm önerileri sunan bir düşünce üretim kuruluşudur.
Marmara Grubu Vakfı bünyesindeki AB ve insan Hakları Platformu özellikle "Kadın Hakları ve Kadın İstihdamı'' konusunda yaptığı çalışmalarla hem Türkiye'de, hem de dünyada ismini duyurmuştur.
Kırklareli ilinin kuzeybatısında bulunan bölgede bu çalışmaları yapmak üzere bir proje ekibi oluşturularak, saha çalışmalarına başlanacaktır. Yüksek bilgi ve himayenizde uygulanacak bu proje ile Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılması için kırsal alanlardaki genç kadınların istihdamlarının teşvik edilmesine katkıda bulunacak model oluşturulacaktır.”
1 Ocak 2008 Salı
RADYO AÇIK TA ARICILIK SOHBETİ
03 OCAK 2008 PERŞEMBE GÜNÜ SAAT 14:00 İLA 14:30 SAATLERİ ARASINDA RADYO AÇIKTA ARICILIK ÜZERİNE VAHİM BİR KONUYA DEĞİNDİK..BENİMDE KATILMIŞ OLDUĞUM PROGRAMI DİNLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM..ZAMAN YETMEDİ AMA PROGRAM FORMATINIDA AŞAMADIK..2000 YILINDA ÇAMLIHEMŞİNLİ BİR ARICIMIZIN İTALYA DA KARAKOVAN BALI İLE NASIL ULUSLARARASI BİR ÖDÜL ALDIĞINI ÖĞRENMİŞ OLACAKSINIZ..
açık radyo internet üzerinden dinlenebilmektedir.
www.acikradyo.com.tr
açık radyo internet üzerinden dinlenebilmektedir.
www.acikradyo.com.tr
KIRKLARELİ'NDE AVRUPA BİRLİĞİ'NDEN ORGANİK BAL ÜRETİMİ EĞİTİMİNE DESTEK
Arıcılık Sektörünün gelişimi ve sağlıklı üretimin gerçekleşmesi için yapılan eğitim destekleri çok önem taşımaktadır. Avrupa Birliği Kırklarelinde organik bal üretimi eğitimine destek sağlamış durumda. proje fiilen başlamış durumda..bu projenin eğitim koordinatörlüğü tarafımdan gerçekleştirilecektir. bu kaynağın arıcılığımız için hayırlı olmasını temenni ederim..
proje 1 yıl olmakla bile sürdürülebilirliliği olan bir proje.. bu projedeki çalışmaların çok iyi bir model olacağını düşünmekteyim..eğitimlerimiz 20 kişilik gruplar halinde 1 ay teorik 6 ay pratik eğitimden ibarettir. pratik eğitim için katılımcılara 4 der adet arılı koloni, arıcılık malzeme ve kitaplarından oluşan bir set verilecektir..bunların ilk yıl organik bal sertifikasına başvurma aşamasına gelinmesi sağlanacaktır.
hayırlı uğurlu olsun
proje 1 yıl olmakla bile sürdürülebilirliliği olan bir proje.. bu projedeki çalışmaların çok iyi bir model olacağını düşünmekteyim..eğitimlerimiz 20 kişilik gruplar halinde 1 ay teorik 6 ay pratik eğitimden ibarettir. pratik eğitim için katılımcılara 4 der adet arılı koloni, arıcılık malzeme ve kitaplarından oluşan bir set verilecektir..bunların ilk yıl organik bal sertifikasına başvurma aşamasına gelinmesi sağlanacaktır.
hayırlı uğurlu olsun
30 Kasım 2007 Cuma
KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ - 3
ÇİFTLEŞTİRME KUTULARIAna arı üretiminde kullanılan önemli materyallerden biride çiftleştirme kutusudur..piyasada tekli, çiftli, ahşap, strafor ve plastikten yapılmış bir çok ana arı çiftleştirme kutusu bulunmaktadır. doğru kutuyu seçmek ana arı üretimi için fevkalade önemlidir.. çiftleştirme kutusunun yapısı bile üretilecek ana arı miktarı ve kalitesinde rol oynar.. ben burda sizlere bir konuyu önermem etik olmayacağı için.. bu kutu seçme işini sizlere bırakıyom..çiftleştirme kutusunun fonksiyonu ana arının doğumunun gerçekleşip döllenmeyi sağladığı mini bir arı kolonisidir. normal koloniden pek bir farkı yoktur. tek farkı daha küçük olmasıdır.. büyük olması işgücü ve ekonomik açıdan zarar oluşmaktadır..çoğu kereler normal langstrot kovanlardan çiftleştirme kutuları yapılmaya çalışılmıştır fakat bunla randıman vermemiştir..
LARVA AŞILAMASI
larva aşılaması 3 şekilde yapılır:1. kuru aşılama
2. yaş aşılama
larva aşılaması mümkünse kapalı ama içerisi ışık alacak bir yerde yapılmalı,, aşılamanın yapılacağı yer ortalama 20 ila 30 derece sıcaklıkta olmalı daha sıcak veya soğuk olmasının olumsuz sonuçları vardır.
aşılama odasının nemli olmasında büyük yarar vardır..aşılama işlemi pratik ve seri bir şekilde yapılmalıdır..larva aşılaması yapılırken çeşitli larva aşılama kalemleri kullanılmaktadır.. alışmanıza bağlı olarak bu kalemlerden herhangi birini tercih edebilirsiniz. plastikten yapılmış, üstten basmalı kaşıklardan yanı sıra, dişçi lerin kullandığı metal çubuklar ve tığın ucu yapılarak bunlarda larva transfer kaşığı olarak kullanılabilir..
aşılama odasının nemli olmasında büyük yarar vardır..aşılama işlemi pratik ve seri bir şekilde yapılmalıdır..larva aşılaması yapılırken çeşitli larva aşılama kalemleri kullanılmaktadır.. alışmanıza bağlı olarak bu kalemlerden herhangi birini tercih edebilirsiniz. plastikten yapılmış, üstten basmalı kaşıklardan yanı sıra, dişçi lerin kullandığı metal çubuklar ve tığın ucu yapılarak bunlarda larva transfer kaşığı olarak kullanılabilir..damızlık koloniye larva aşılamasından 4 gün önce yavrulu alana kabarmış hafif esmer bir çerçeve bırakılır. ana arı ogün o peteğe yumurta atrasa şayet 4 gün sonra o çerçeveden aşılama yapabilirsiniz..damızlık koloniye baktınız ve bol sayıda 1 günlük larvanın olduğu çerçeveyi aldıktan sonra üzerindeki arılar iyice silkelenir..ve aşılama yerine kadar kapalı bir ortamda götürülmeli bu çerçeve.. bu çerçeve aşırı soğuğa, sıcağa ve rüzgara karşı korunmalıdır. aşılama yerine gelindiğinde çerçeve içindeki 1 günlük larvaları en iyi görebilecek şekilde tutulur..ve kaşık petek gözüne daldırılıp, larvanın sırt kısmından tutularak alınır, alınırken peteğin yan duvarlarına değmemesine özen gösterilmeli,,daha sonra bu çıkarılan larva hemen ana arı yüksüğü içine bırakılmalıdır. yine hiç bir zarar vermeden, burdaki püf nokta 1 günlük larvayı tanımaktır..larva alma işlemini yapa yapa zamanla hız kazanacaktır... en genç larvalar daha dibinde bildiğimiz arı sütü olmayan larvalardır..yani dibi şeffaf sütlü larvalar kullanılmalıdır..işte bu şekilde direkt ana arı yüksüğüne bırakılan larva işlemine KURU AŞILAMA adı verilmektedir.. ana arı yüküğü içerisine larva aşılama işlemi yapmadan önce bir miktar arı sütü ve su karışım damlattıktan sonra yapılan aşılmaya ise, YAŞ AŞILAMA adı verilmektedir. kuru aşılama yapıldıktan 2 gün sonra bu aşılanan gözler başlatıcı alınır, ve burdaki tüm larvalar atılır ve içerisi arı sütü dolu ana arı yüksüklerine yeniden 1 günlük larvalar bırakılır işte buna da DUBLE AŞILAMA yöntemi denmektedir.
8 Kasım 2007 Perşembe
YAPAY TOHUMLAMA
Çok Değerli Arıcılarımız; biliyorum ki bir çoğunuzun yapay tohumlamayı öğrenmeye ve görmeye büyük bir isteğiniz var. kontrollu Ana arı üretimi konularını bitirdikten sonra bir ilk yapmak istiyorum.ve burdan tüm püf noktaları ile yapay tohumlamayı anlatacağım..
burayı dikkatli bir şekilde takip eden kişi biraz da becerikli ise tohumlama yapabilir. bu işin en önemli noktası hijyendir. aletlerin nasıl sterilize edileceğidir. bunu yapamayan bir çok kişinin ana arısı felç olmaktadır.
2008 ağustos ayında da uygulamalı olarak Yalova ilinde yapay tohumlama semineri vermeyi planlıyorum. ( belki burda bir belge veya sertifika veremiyecem ama çok önemli olduğunu düşündüğümü bilgileri sizlerle paylaşacağım)
KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ SORU - CEVAP
SORU: Ana arı üretimine erken veya geç başlamanın olumsuz sonuçları nelerdir?
CEVAP: Ana arı üretimine erken başlanıldığı takdirde, doğada çiftleşecek erkek arının olmamasından dolayı üretilen ana arı döllenemeyecek ve kutusunda erkek arı yumurtlayarak kutusunun gerilemesine yol açar. o ana arıyı yetiştirirken yaptığınız masraf ve emek boşa gitmiş olacaktır, eğer çok koloniniz varda bahardan erkenden erkek arı üretimine başlarsanız, nispeten bu sorunu çözersiniz. geç başlanıldığında da ana arı üretim tarihiniz gecikeceğinden pazara ana arıyı daha geç sağlamış olursunuz. ana arı üretim zamanını doğru tespit etmek çok önemlidir. bu zamanda bölgenin doğal oğul dönemidir.
SORU:besleyici nedir?
CEVAP: Ana arı üreminde kullanılan koloniler çeşitli isimlerle adlandırılır ben burda başlatıcı diye anlattığım koloninin bir adı aşılama bir adı da başlangıç kolonisidir, ingilizce starter. bitirici kolonini ise besleme, besleyici ve ingilizce finisher olarak adlandırılır bunların hepsi aynı anlamdadır. ama farklı farklı terimler kullanılmaktadır.
CEVAP: Ana arı üretimine erken başlanıldığı takdirde, doğada çiftleşecek erkek arının olmamasından dolayı üretilen ana arı döllenemeyecek ve kutusunda erkek arı yumurtlayarak kutusunun gerilemesine yol açar. o ana arıyı yetiştirirken yaptığınız masraf ve emek boşa gitmiş olacaktır, eğer çok koloniniz varda bahardan erkenden erkek arı üretimine başlarsanız, nispeten bu sorunu çözersiniz. geç başlanıldığında da ana arı üretim tarihiniz gecikeceğinden pazara ana arıyı daha geç sağlamış olursunuz. ana arı üretim zamanını doğru tespit etmek çok önemlidir. bu zamanda bölgenin doğal oğul dönemidir.
SORU:besleyici nedir?
CEVAP: Ana arı üreminde kullanılan koloniler çeşitli isimlerle adlandırılır ben burda başlatıcı diye anlattığım koloninin bir adı aşılama bir adı da başlangıç kolonisidir, ingilizce starter. bitirici kolonini ise besleme, besleyici ve ingilizce finisher olarak adlandırılır bunların hepsi aynı anlamdadır. ama farklı farklı terimler kullanılmaktadır.
1 Kasım 2007 Perşembe
KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ - 2
( Son Zamanlarda Gelişen Terör olaylarını Kınıyorum, Bu Tür gelişmelerin ülkenin huzur ve birliğinin bozulması yönünde ezeli ve ebedi düşmanlarımız tarafından kışkırtıldığını düşünüyorum. Bu maksatla bende Askerliğimi Yaptığım bir Hudut Karakolundan bir enstanteyi paylaşmak istedim. İran-Ermenistan-Nahçıvan sınırı ve Ağrı Dağları)BÖLÜM: 2
Kontrollü ana arı üretimimizin 2. bölümüne geçmeden 1. bölümü özetle tekrarlamak ve önemli notları ifade etmeye çalışacağım.
yani anlatıldığı gibi kontrollü ve ticari bir ana arı üretimi yapacaksak, bazı özel hazırlanması gereken koloniler vardır. bu kolonilerinin en temel olanları: damızlık, başlatıcı ve bitirici kolonileridir.
günümüzde üretilen bir çok ana arının kötü performans göstermesi bu kolonilerinin performasıyla ilgilidir. herkesin sandığı gibi sadece larva aşılarken genç larvanın aşılanması değildir. biz bu kolonilerin özelliklerini ve olması gerektiği şeklini belirttik. bu maddelerden tek bir tanesinin eksikliği bile sizin belli bir dönemde üreteceğiniz ana arının kalitesine olumsuz yönde etki gösterecektir. yani ''canım arının balı var poleni var ben ne diye polenli kek ve şurup vereyim'' derseniz ya da '' aman canım ben bitiriciye 10 adet fazla ana arı yüksüğü vereyim ne olacak'' şeklinde tavrınız olursa üretim kalitenizin düşeceği aşikardır.
peki ana arı üretim faaliyetine ne zaman başlayabilirim?: ana arı üretim faaliyetine başlama tarihleri bölgeden bölgeye yöreden yöreye değişkenlik gösterir. en ideal dönem bölgede ilk oğul veriliş tarihi ana arı üretimi için en uygun zamandır. daha erken veya daha erken başlanılmasının olumsuz bazı sonuçları vardır? ( ahh.. birebir ders verirken biri kalkar, burda mutlak sorardı. nedir? bu olumsuz sonuçlar diye) şimdi konulara devam edelim. DESTEK KOLONİLERİ: üretim kapasitenize göre sayısı değişir 
ÖZELLİKLERİ:
normal arı kolonileridir
bu kolonilerde sürekli polenli arı keki ve şurup ile beslenilmelidir
bu koloniler den kesinlikle polen toplanmamalı ve bal üretimi faaliyetinde kullanılmamalı.
KULLANIM ALANI:
başlatıcı ve erkek arı kolonilerine yavru takviyesi yapmak amacıyla kullanılır
ana arı çiftleştirme kutularının arılandırılmasında kullanılır.
ANA ARI YÜKSÜKLERİNİN HAZIRLANMASI: çok çeşitli ana arı yüksüğü hazırlama metodu vardır. Ben size sadece bir tanesini anlatacağım. Bu yüksükleri hazırlamak için öncelikle bize 9 mm çapında ucu U şeklinde olan yaklaşık 10 cm uzuluğunda ahşap bir çubuğa ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra balmumu eritme kabına ihtiyacımız var. Ahşap çubuk önceden soğuk su içinde bekletilir. Tamamen arının üretmiş olduğu balmumu eritilir. Ve bu eritilmiş balmumuna çubuk yaklaşık 1 cm balmumuna batırıldıktan sonra suya daldırılıp, U şeklinde ana arı yüksükleri yapılır bol sayıda.

ÖZELLİKLERİ:
normal arı kolonileridir
bu kolonilerde sürekli polenli arı keki ve şurup ile beslenilmelidir
bu koloniler den kesinlikle polen toplanmamalı ve bal üretimi faaliyetinde kullanılmamalı.
KULLANIM ALANI:
başlatıcı ve erkek arı kolonilerine yavru takviyesi yapmak amacıyla kullanılır
ana arı çiftleştirme kutularının arılandırılmasında kullanılır.
29 Ekim 2007 Pazartesi
KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ

Bir çok arıcımızın merak ettiği kontrollü ana arı üretimini ( Arıcılarımızın anladığı dilde) bölümler halinde anlatmaya çalışacağım.. her bölüm sırasında varsa soruların bunları da buraya ekleyerek ilerlersek konu daha anlaşılır olacaktır.Normal koşullarda bir arı kolonisi ana arısını yitirdikten sonra koloni kendisine yeni bir ana arı yetiştirmektedir. Ticari veya diğer bir deyişle kontrollü ana arı üretiminin başlangıç noktası da budur.
Ana arı üretimi yapmak için bazı özelliklere sahip kolonilerinizin olması gerekir, şimdi bu kolonileri ve özelliklerini görelim daha sonra bu kolonilerin nasıl ne şekilde kullanıldığını göreceğiz. İşleyeceğimiz konular şunlardır: BAŞLATICI KOLONİ, BİTİRİCİ KOLONİ, DAMIZLIK KOLONİ, ERKEK ARI KOLONİSİ, DESTEK KOLONİLERİ, ANA ARI YÜKSÜĞÜ HAZIRLAMA, ANA ARI ÇİFTLEŞTİRME KUTULARI, LARVA AŞILMA YÖNTEMLERİ, KUTULARIN ARILANDIRILMASI,KUTU KONTROLLERİ, ANA ARININ TOPLANMASI, ANA ARILARIN KALİTE KONTROLÜ, SÜREKLİ ÜRETİM ORAGANİZSYONU, ANA ARILARIN KOLONİYE KABUL ETTİRİLMESİ, ANA ARI SATIN ALIRKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN HUSUSLAR, ÜRETİM İZNİ VE PROSEDÜRLER
BÖLÜM: 1
BAŞLATICI KOLONİ: başlatıcı koloni sayısı üretim kapasitenize işinizin yoğunluğuna göre değişkenlik göstermektedir.
ÖZELLİKLERİ:
Başlatıcı kolonin en önemli özelliği ana arısız koloni oluşudur.
genetik yapı olarak oğla meyilli arılar başlatıcı koloni olarak seçilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bu koloni 8-9 çerçeve genç arı yoğunluğuna sahip içindeki çerçeve adedi 6 olmalıdır.
1 adet çerçeve ballı polenli olmalı diğer çerçeveler kapalı yavrulu ve açık yavrulu çerçevelerden oluşmalıdır.
Bu koloni üretim aşamasında her gün polenli arı keki ve şurupla yemlenmelidir.
Bu koloni 2- 3 günde bir kontrol edilerek oluşan ana arı gözleri imha edilmeli.
Bu kolonide 2-3 günde bir ana arı kontrolü yapılmalı, ana arı varsa imha edilmeli
5-6 günde bir bu kolonideki fazla ballı polenli çerçeveler alınarak yerine kapalı ve açık yavrulu çerçeveler verilmelidir.
Aynı koloniler başlatıcı koloni olarak maksimum 4 hafta kullanılmalı.
Başlatıcı koloniler daha çok İtalyan, Muğla ekotipi veya karniyol menşeili arılardan olmasında yarar bulunmaktadır.
KULLANIM ALANI:
Ana arı yüksüklerine aşılanan larvaların ilk bırakıldığı kolonidir
Bu aşılanan larvalar 24 saat burada bekletilmektedir.
KULLANIM ŞEKLİ:
bir koloniye en fazla 60-70 yüksük verilmeli
bu ana arı yüksüklü çerçeveler en dışa değil ve iki aynı çerçeve yan yana gelmeyecek şekilde yavrulu çerçeveler arasına bırakılmalıdır.
24 saat sonra ana arı yüksükleri bu kolonilerden alınıp yeniden yeni ana arı yüksükleri verilir.
BİTİRİCİ KOLONİ: bitirici koloni sayısı başlatıcı koloni sayınızın 5 katı olmalıdır.
ÖZELLİKLERİ:
bu koloni genç ana arılı iki katlı bir kolonidir.
Kuluçkalık la 2. kat arasında ana arı ızgarası bulunur ve ana arı kuluçkalıkta hapsedilmiştir.
genetik yapı olarak oğla meyilli arılar başlatıcı koloni olarak seçilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bu koloni üretim aşamasında her gün polenli arı keki ve şurupla yemlenmelidir
2. katta bir çerçeve ballı polenli, açık ve kapalı 5 çerçeve bulunmalıdır. Koloni 16 çerçeveli ama 18 çerçevelik arı yoğunluğuna sahip olmalı
5-6 günde bir 2. kattaki ballı boş çerçeveler kuluçkalığa indirilip kuluçkalıktan yukarıya yavrulu çerçeve çıkarılmalı ( açık- kapalı yavru) kuluçkalıkta ana arı iyi kontrol edilmeli ana arını yukarıya yanlışlıkla çıkması önlenmelidir.
bitirici kolonilerde başlatıcılar gibi daha çok İtalyan, Muğla ekotipi veya karniyol menşeili arılardan olmasında yarar bulunmaktadır.
KULLANIM ALANI:
başlatıcı kolonide kabul edilen larvaların bırakıldığı kolonilerdir
bu kabul edilen ana arı yüksükleri 9 gün bekletilmektedir. 9 günün sonunda bunlar bitirici kolonilerden alınmalıdır.
KULLANIM ŞEKLİ:
Bir bitirici koloniye en fazla 50 adet ana arı yüksüğü verilmelidir
bu ana arı yüksüklü çerçeveler en dışa değil ve iki aynı çerçeve yan yana gelmeyecek şekilde yavrulu çerçeveler arasına bırakılmalıdır.
Bu yüksükler kapanmış halde aşılama tarihinden 10 gün sonra bitiriciden alınırlar, 1 gününü başlatıcıda 9 gününü bitiricide geçirirler. Bitiriciden alındıktan sonra buraya yeni yüksükler verilebilir.
DAMIZLIK KOLONİ: Temin durumunuza göre adedi sizin tarafınızdan belirlenecek bir kolonidir. Bazen 1 koloni yetebilirken bazen 10 koloni bile yetmeyebilir.
ÖZELLİKLERİ:
damızlık koloni genç ana arılı olmalıdır
bu koloni kesinlikle saf bir hat tan olmalıdır
Bu kolonin bal verimi yüksek olmalıdır. ( genetik açıdan)
Uysal bir koloni olmalıdır.
Bal üretimini düşünüyorsak bu koloni oğula meyilli olmamalıdır.
Hastalık ve zararlılara karşı dirençli olmalıdır.
Normal 9- 10 çerçevelik bir kolonidir.
NOT: bütün bu özelliklere sahip kolonilere ulaşmanız zor olduğunu biliyorum, bunun için, saf bir hattan olmasına dikkat edin öncelikle gerisi teferruattır.
KULLANIM ALANI:
bu koloni genç larva kaynağıdır.
Bu kolonilerden 1 günlük genç larvalar alınarak ana arı yüksüklerine aktarılır.
KULLANIM ŞEKLİ:
Aşılama tarihinden 4-5 günce damızlık koloniye temiz hafif esmer renkte bir çerçeve ana arının yumurta ata bileceği yavrulu bir yere bırakılır. Ve 4 gün sonra bu çerçevede çok sayıda 1 günlük larva hazır edilmiş olur.
BAŞLATICI KOLONİ: başlatıcı koloni sayısı üretim kapasitenize işinizin yoğunluğuna göre değişkenlik göstermektedir.
ÖZELLİKLERİ:Başlatıcı kolonin en önemli özelliği ana arısız koloni oluşudur.
genetik yapı olarak oğla meyilli arılar başlatıcı koloni olarak seçilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bu koloni 8-9 çerçeve genç arı yoğunluğuna sahip içindeki çerçeve adedi 6 olmalıdır.
1 adet çerçeve ballı polenli olmalı diğer çerçeveler kapalı yavrulu ve açık yavrulu çerçevelerden oluşmalıdır.
Bu koloni üretim aşamasında her gün polenli arı keki ve şurupla yemlenmelidir.
Bu koloni 2- 3 günde bir kontrol edilerek oluşan ana arı gözleri imha edilmeli.
Bu kolonide 2-3 günde bir ana arı kontrolü yapılmalı, ana arı varsa imha edilmeli
5-6 günde bir bu kolonideki fazla ballı polenli çerçeveler alınarak yerine kapalı ve açık yavrulu çerçeveler verilmelidir.
Aynı koloniler başlatıcı koloni olarak maksimum 4 hafta kullanılmalı.
Başlatıcı koloniler daha çok İtalyan, Muğla ekotipi veya karniyol menşeili arılardan olmasında yarar bulunmaktadır.
KULLANIM ALANI:
Ana arı yüksüklerine aşılanan larvaların ilk bırakıldığı kolonidir
Bu aşılanan larvalar 24 saat burada bekletilmektedir.
KULLANIM ŞEKLİ:
bir koloniye en fazla 60-70 yüksük verilmeli
bu ana arı yüksüklü çerçeveler en dışa değil ve iki aynı çerçeve yan yana gelmeyecek şekilde yavrulu çerçeveler arasına bırakılmalıdır.
24 saat sonra ana arı yüksükleri bu kolonilerden alınıp yeniden yeni ana arı yüksükleri verilir.
BİTİRİCİ KOLONİ: bitirici koloni sayısı başlatıcı koloni sayınızın 5 katı olmalıdır.
ÖZELLİKLERİ:
bu koloni genç ana arılı iki katlı bir kolonidir.
Kuluçkalık la 2. kat arasında ana arı ızgarası bulunur ve ana arı kuluçkalıkta hapsedilmiştir.
genetik yapı olarak oğla meyilli arılar başlatıcı koloni olarak seçilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bu koloni üretim aşamasında her gün polenli arı keki ve şurupla yemlenmelidir

2. katta bir çerçeve ballı polenli, açık ve kapalı 5 çerçeve bulunmalıdır. Koloni 16 çerçeveli ama 18 çerçevelik arı yoğunluğuna sahip olmalı
5-6 günde bir 2. kattaki ballı boş çerçeveler kuluçkalığa indirilip kuluçkalıktan yukarıya yavrulu çerçeve çıkarılmalı ( açık- kapalı yavru) kuluçkalıkta ana arı iyi kontrol edilmeli ana arını yukarıya yanlışlıkla çıkması önlenmelidir.
bitirici kolonilerde başlatıcılar gibi daha çok İtalyan, Muğla ekotipi veya karniyol menşeili arılardan olmasında yarar bulunmaktadır.
KULLANIM ALANI:
başlatıcı kolonide kabul edilen larvaların bırakıldığı kolonilerdir
bu kabul edilen ana arı yüksükleri 9 gün bekletilmektedir. 9 günün sonunda bunlar bitirici kolonilerden alınmalıdır.
KULLANIM ŞEKLİ:
Bir bitirici koloniye en fazla 50 adet ana arı yüksüğü verilmelidir
bu ana arı yüksüklü çerçeveler en dışa değil ve iki aynı çerçeve yan yana gelmeyecek şekilde yavrulu çerçeveler arasına bırakılmalıdır.
Bu yüksükler kapanmış halde aşılama tarihinden 10 gün sonra bitiriciden alınırlar, 1 gününü başlatıcıda 9 gününü bitiricide geçirirler. Bitiriciden alındıktan sonra buraya yeni yüksükler verilebilir.
DAMIZLIK KOLONİ: Temin durumunuza göre adedi sizin tarafınızdan belirlenecek bir kolonidir. Bazen 1 koloni yetebilirken bazen 10 koloni bile yetmeyebilir.
ÖZELLİKLERİ:
damızlık koloni genç ana arılı olmalıdır
bu koloni kesinlikle saf bir hat tan olmalıdır
Bu kolonin bal verimi yüksek olmalıdır. ( genetik açıdan)
Uysal bir koloni olmalıdır.
Bal üretimini düşünüyorsak bu koloni oğula meyilli olmamalıdır.
Hastalık ve zararlılara karşı dirençli olmalıdır.
Normal 9- 10 çerçevelik bir kolonidir.
NOT: bütün bu özelliklere sahip kolonilere ulaşmanız zor olduğunu biliyorum, bunun için, saf bir hattan olmasına dikkat edin öncelikle gerisi teferruattır.
KULLANIM ALANI:
bu koloni genç larva kaynağıdır.
Bu kolonilerden 1 günlük genç larvalar alınarak ana arı yüksüklerine aktarılır.
KULLANIM ŞEKLİ:
Aşılama tarihinden 4-5 günce damızlık koloniye temiz hafif esmer renkte bir çerçeve ana arının yumurta ata bileceği yavrulu bir yere bırakılır. Ve 4 gün sonra bu çerçevede çok sayıda 1 günlük larva hazır edilmiş olur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

