22 Şubat 2008 Cuma

KIRKLARELİ İLİ DEMİRKÖY İLÇESİ VE İĞNEADA BELDESİNDE AB DESTEKLİ GENÇ BAYANLARA YÖNELİK ARICILIK, ORGANİK BAL , TEMEL İŞLETME EĞİTİMİNE YOĞUN İLGİ



MARMARA GRUBU STRATEJİK VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR VAKFI'NIN iSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ORTAKLIĞI İLE YÜRÜTTÜĞÜ, AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ, KIRSAL ALANLARDA ARICILIK VE ORGANİK BAL ÜRETİMİ İLE GENÇ KADINLARIN STATÜSÜNÜ GELİŞTİRME PROJESİNE KIRKLARELİ İLİNİN DEMİRKÖY İLÇESİ VE İĞNEADA BELDESİNDEN YOĞUN İLGİ... PROJEDEN 40 KİŞİ FAYDALANACAK OLMASINA KARŞIN 150 Yİ AŞKIN BAŞVURU GERÇEKLEŞTİ...
13 şubat 2008 de iğneada beldesinde, 14 şubat ta Demirköy ilçesinde 19 şubatta gene Demirköy ilçesinde başvuru sahipleri ile görüşmeler yapılarak proje hakkında bilgilendirildi..bu yoğun ilgi bizi memnun etmesine karşın.. 40 kişiyi belirlememizde zorluklar yaşadık. yine aynı zamanda insanların bu tür sosyal projelere ne kadar ihtiyaçlarının olduğunu göstermektedir.
25 şubat 2008 pazartesi günü saat 09:50 de Demirköy Öğretmenevi Lokalinde kursumuz başlayacaktır.
26 şubat 2008 salı günü saat 09:50 de İğneada eski belediye binasında ( İtfaiye Yanı) kursumuzu başlayacaktır.
bu eğitimlerimiz haftaiçi hergün saat:09:50-14:30 arasında olacaktır.
kursumuz toplam 8 ay sürecektir. ( 2 ay teorik, 6 pratik)
teorik kursun sonunda her katılımcıya 4 adet arılı koloni tarafımızdan, 20 adet boş organik arı kovanı ise Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü tarafından verilecektir.
bu çalışmaların yapılmasında, hedef kitlenin belirlenmesinde, kurskarın açılma noktasına gelmesinde emeği geçen; Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü'ne, Kırklareli Arıcılar Birliği'ne, Demirköy Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne, Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü'ne, İğneada ve Demirköy halkına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum...
Hüseyin BALKAYA
Marmara Grubu Vakfı
Arıcılık Eğitim sorumlusu


KADIN HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ: STK HİBE PROGRAMI

KIRSAL ALANLARDA ARICILIK ve ORGANİK BAL ÜRETİMİ İLE
GENÇ KADINLARIN SOSYO EKONOMİK STATÜSÜNÜ GELİŞTİRME PROJESİ


GÖREVLİ EĞİTİCİLER VE UNVANLARI

1.) Müjgan SUVER Pedagog Marmara Grubu AB Kadın Platformu Başkanı

2.) Lale NALBANT Kimya Mühendisi Marmara Grubu İcra Kurulu Üyesi- İş kadını

3.) Ahmet İNCİ Ziraat Yüksek Mühendisi TEMA Vakfı Arıcılık Danışmanı- Arıcılık Uzmanı

4.) Aysel İNCİ Gıda Mühendisi Bal Uzmanı

5.) Zeynep YILMAZ Ziraat Yüksek Mühendisi Arılarda Yapay Tohumlama Uzmanı

6.) Dr. Ertaç TUTKUN Entomolog (Böcek Bilimi) Arı sağlığı uzmanı- Arı farma LTD. ŞTİ.

7.) Rıdvan ULUS Çiftçi Eğitim Şube Müdürü- Arıcılar Birliği Bşk. Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü

8.)Burcu IŞIKALP Veteriner Hekim Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü

9.)Neslihan KURT Arıcılık Teknikeri Nesil Arıcılık İşletme sahibi- Uzman

10) Muhammet ERKAN Arıcılık Tekniker TEM-ARI A.Ş Organik Bal saha Sor.

11.) Hüseyin BALKAYA Arıcılık Teknikeri Marmara Vakfı Arıcılık eğitim Sor.

12.) Zeynep KÖKNAR Arıcılık Teknikeri Marmara Vakfı

13.) Babürhan CÖRÜT Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi

14.) Şule DARICAN Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi

15.) Ali LEVENDELİ Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi

16.) Aytül FİLİZ Öğr. Gör. İstanbul Aydın Üniversitesi

24 Ocak 2008 Perşembe

http://www.gazetetrakya.com/yazarlar_haber_oku.asp?haber_yazari=Selahattin%20DEM%C4%B0RACO&HID=2913
gazete trakya haberi- köşe yazarı selahattin demiraco'nın makalesi
ORGANIK ARICILIK PROJESI GIBI PROJELER HALKIMZA HAYAT VERECEK
Arıcılık Projesi çerçevesinde Kırklareli ili Demirköy ve Kofçaz ilçelerinde Organik Arıcılık Projesi uygulanacaktır. 15.01.2008 günü itibarıyla bu çalışmalar başlamıştır. Arıcılar Birliği Başkanı Rıdvan Ulus bu projeyi destekliyor. Her işin başı eğitimdir. Şehrimizde bu konuda güzel çalışmalar yapılmaktadır. Bu proje bir yıl devam edecektir. Kırklareli Arı Eko tipi üretimi 2007 yılında sağlanmıştı. Bu yılda arılarda suni tohumlama yapılacaktır. Hüseyin Balkaya ve Zeynep Köknar Arıcılık Teknikerleri olup Demirköy’de bu projeyi uygulayacak genç arkadaşlarımızdır.Marmara Vakfının bu projedeki amacı Organik Bal üretimi konusunda kadınlarımızı bu işe teşvik etmektir. Demirköy’de uygulanacak olan bu projede 40 kadına teorik ve uygulamalı eğitimler verilecektir. Bu eğitim sonucunda başarılı olanlara kendi işletmelerinin alt yapısını oluşturmak için Arılı Kovanları ve Arıcılık Malzemeleri hibe edilecektir. Bu eğitim faaliyetleri ücretsizdir. Eğitime katılacak kişilerin yol ve yemek masrafları Proje tarından karşılanacaktır. Teorik eğitimler Şubat ayının ilk haftasında başlayacaktır. Projenin yanısıra Kırklareli Arı Yetiştiriciler Birliği öncülüğünde kaliteli ana arı üretim teknikleri verilecektir. 2007 yazında Tarım Il Müdürlüğüne uğradığımda aşağı katta bir gösteri izlemiştim. Pencereden açılan özel bir delikten giren arılar cam içindeki bir peteği bal ile dolduruyorlardı. Arıların o coşkulu çalışması görülmeye değerdi.Rıdvan Ulus bu işin piri olmuş kardeşim... Insanlar sevdiği işte çalışınca çok başarılı oluyorlar. Yıl 1997-98 idi. Kızılcıkdere’ye bir arkadaşımın taksisiyle taze tereyağ almaya gitmiştik. Bu arkadaşım Garanti Bankası eski müdürlerinden Zeki Bulut’tu. Taksiyle Mustafa Kanal’ın evini bulduk. Onun arı kovanlarının olduğu bahçe de bir yerde sohbete daldık. “Bir bardak hardaliyen varmı be arkadaş. Oğlun Erdal Kanal benim çok sevdiğim öğrencim olur” dedim. Bir bardak hardaliyeden sonra kahveler içildi. Hardaliye çocukluğumuzun buz gibi nefis içeceğiydi. Arı kovanlarını görmek istedim. Sandıktaki arılar petekteki balları yiyorlardı. Sepetteki arılar boğaz köprüsü gibi baldan bir köprü yapmışlar... Hayatlarından çok memnun yaşıyorlardı. Arkadaşım Kızılcıkdere’den tereyağı, sucuk, kavurma aldı. O akşam bir şiir yazmıştım. KIRÇIÇEĞIM KIZILCIKDERE... Yitik Akşamlar şiir kitabımda ve Zamanın Durduğu Yer Kırklareli kitaplarımda bu şiirim vardır. Tekirdağ’da yaşayan hemşerim, kitapçı Muzaffer Yamaner bu şiirimi çok sevmiş... Övgü dolu sözler söylemişti. Trakya turlarım devam edecek... Yeni kitabımda 2003 yılında yazdığım Dün Sana Sevdalandım Tekirdağ şiirim ve aradaki arkadaşlarla söyleşimlerim var... Hava iyi oldumu Tekirdağ’a gitmek istiyorum. Internetten yazılarımı ve kitaplarımı okuyan gönül insanlarına, dostlarıma selam olsun. 15.01.2008 günü Osman Önder Arkadaşım “Çorlu Askeri hastenesinde personel Müdürü oğlum Öner Önder’e bir subay arkadaşı şöyle demiş Yazar Selahattin Demiraco’nun yararlandığı bazı kaynaklar bende yok. Onu kutluyorum” demiş. Çok teşekkürler.. Centilmen insanlarımızın pozitif sözleri insanı hayata bağlıyor. Çorlu’yu seviyorum... Trakyadaki yeni dostlarıma gönül dolusu sevgilerimi gönderiyorum. Bana destek veren iyi kalpli insanlarımıza selam olsun.. Uzun yıllar yurdumuza ve insanımıza kalemimle hizmet etmek arzusu içindeyim. Yarınlara güzel yazılarımız kalsın... Dünyanın en güzel milleti biziz kardeşim... selahettindemiraco@gazetetrakya.com

Kırklareli'nde Organik Polen Ve Bal Üretimi..

23.01.2008 22:52:04 tarihli trakyam net haberi
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, Kırklareli'nde uygulamaya koyduğu AB destekli projeyle genç kadınlara arıcılığı ve organik bal üretimini öğretecek. Kadınlar, Kırklareli'nde, Türkiye'nin ilk organik polen üretimini de gerçekleştirecek.
Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Balkaya, yaptığı açıklamada, AB tarafından kabul edilen ''Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi ile Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi''nin amacının, Kırklareli'ndeki 18-25 yaş arası 40 kadına arıcılığı ve organik bal üretimini öğretmek olduğunu bildirdi. Vakfın Kırklareli için hazırladığı projenin uygulanmaya başladığını kaydeden Balkaya, kursa Demirköy ilçesi ile İğneada beldesinde yaşayan ilköğretim okulu mezunu kadınların katıldığını söyledi.
Projeyle Kırklareli'ndeki arıcılığa genç kadınların da dahil edileceğini belirten Balkaya, şöyle dedi: ''Bu projede özellikle kuzeybatı Kırklareli'nde yaşayan ilköğretim mezunu işsiz 40 genç kadının kendi arıcılık işletmelerini kurmalarını sağlayarak, meslek edinmeleri ve girişimci olmaları amaçlanmıştır. Projemiz, Tarım İl Müdürlüğünün Organik Arıcılık Projesi ile ortak yürütülecektir. Proje bölgesi organik tarımın yapılabileceği nadide yerlerden biridir. Bu projenin bölge için alternatif, gelir getirici bir kazanç kapısının olacağını düşünmekteyiz.'' Hüseyin Balkaya, projenin Kırklareli Valiliği, Tarım İl Müdürlüğü, Kırklareli Arıcılar Birliği, Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulları Müdürlüğünün desteğiyle gerçekleştirileceğini, proje çerçevesinde aracılık uzmanlarından oluşan bir ekibin bölgede saha çalışmalara başladığını bildirdi. -HEM TEORİK, HEM PRATİK EĞİTİM Gelecek ay Demirköy'de ilk grubun eğitimine başlanılacağını belirten Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Balkaya, eğitim sürecinin 1,5 ay teorik, 6 ay da uygulamalı olacağını ifade etti. Balkaya, kursiyerlerin masraflarının proje tarafından karşılanacağını, başarılı olan kursiyerlere sertifikanın yanı sıra arıcılık malzemeleri, organik petek ve arıcılık kitaplarından oluşan bir setin karşılıksız olarak verileceğini kaydetti. Balkaya, şu bilgileri verdi: ''Teorik eğitimini bitirenlere yine karşılıksız olarak 4 arılı koloni verilecek ve bu arılı kovanları alan kadın kursiyerler bu kolonilerini üretim yapacakları yere koyacaklar. 6 ay süresince proje teknik elamanları, kendilerine işin başında uygulamalı eğitim verecek. Yani kişiler arılarla tek başlarına kaderlerine terk edilmeyecektir. Bu kişilere danışmanlık hizmeti verilerek kovan sayılarını 25'e çıkartıp bir organik bal üretim işletmesinin tesisini sağlanmaya çalışılacaktır.'' Böyle bir işletmenin kovan başına 20 kilo organik bal ürettiğinde, toplam 500 kilo organik bal elde edeceğini bildiren Balkaya, ''Böylece kilosu 30 YTL'den satıldığı hesapladığında yılda 5-6 ay çalışarak 15 bin YTL gelir elde edeceklerdir'' diye konuştu. -TÜRKİYE'NİN İLK ORGANİK POLENİ Bu işletmelerin bu kovanlarla 100 kilo da organik polen üreteceklerini ifade eden Hüseyin Balkaya, polenin yıllık getirisinin de 7 bin YTL olacağını söyledi.
Balkaya, ''Türkiye'de organik polen ilk defa Kırklareli'nde üretilmiş olacaktır. Hem de bu üreticiler kadın olacaktır. Bunun çok iyi bir model olacağı kanısındayız'' dedi. Arıcılıktan sadece bal üretiminin anlaşılmaması geldiğini belirten Balkaya, aynı zamanda gelir getirici polen, arı sütü, balmumu, propolis, arı zehiri, larva, oğul arı ve ana arı üretiminin de mümkün olduğunu belirtti. Eğitimin bir yıllık üniversite eğitimi kalitesinde olacağını vurgulayan Balkaya, projeye katılmak isteyen kadınların, Kırklareli Arıcılar Birliği, Demirköy Tarım İlçe Müdürlüğü ve Demirköy Halk Eğitim Müdürlüğüne başvurmalarının yeterli olacağını bildirdi.

20 Ocak 2008 Pazar

KIRKLARELİ'NDE ÇALIŞMALARA BAŞLADIK

Kırklareli yeşilyurt gazetesi nden ayrıntılı haber için tıklayın http://www.yesilyurtgazetesi.com/742007/1.htm
-Genç Kadınlar Arıcılığı ve Organik Bal üretimini öğrenecek
“Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi”nin amacının Kırklareli’nde ki 18-25 yaş arası 40 genç kadına Arıcılığı ve Organik Bal üretimini öğretmek.
Marmara Vakfı'nın Kırklareli İli için hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen; “Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi” Kırklareli’nde uygulanmaya başladı. Bu proje kapsamında Kırklareli ili İğneada ve Demirköy kırsalında yaşayan İlköğretim Mezunu 18-25 yaş arası işsiz 40 genç kadına Arıcılığı ve Organik Bal Üretimi öğretilecek.
Kırklareli’ndeki Arıcılığa genç kadınlarında dahil edilmesini amaçlayan Proje ile ilgili olarak Marmara Grubu Vakfı Arıcılık Eğitim Sorumlusu Hüseyin Baklaya A.A. Muhabirine şöyle kaydetti:
“Marmara Vakfı'nın Kırklareli İli için hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen; “Kırsal Alanlarda Arıcılık ve Organik Bal Üretimi İle Genç Kadınların Sosyoekonomik Statüsünü Geliştirme Projesi”nin faaliyetlerine Kırklareli’nde uygulanmaya başlamış bulunmaktayız.
Projemizin amacı; Kırklareli ili İğneada ve Demirköy kırsalında yaşayan İlköğretim Mezunu 18-25 yaş arası işsiz 40 genç kadına Arıcılığı ve organik bal üretimini öğretmek ve kendi arıcılık işletmelerini kurmalarım sağlayarak meslek edindirmek ve girişimci kılmak Projemiz, Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü'nün organik Arıcılığın Yapılacağı yerlerde 2000 adet organik kovan dağıtma projesi ile ortak çalışmalar yürütecektir. Bu bölgede bulunan çok değerli Kırklareli Yerli Arı Ekotipi’nin muhafazası ve ıslahı konusunda Kırklareli Arıcılar Birliği ve birlik üyeleri ile ortak çalışmalar içinde olacağız. Bu projelerin yanı sıra Ana Arı Uzmanları tarafınızdan Birlik Ana arı üreticilerine ve birlik üyelerine Kaliteli ana arı üretim teknikleri konusunda eğitimler verilecektir.
Yapılacak çalışmaların Kırklareli Arı Yetiştiricileri Birliği üyelerine faydalı olacağını değerlendirerek, proje bazındaki eğitim konularında Birlik ile ortak çalışmak istiyoruz.
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı, 1985 yılında kumlan kamu yararına çalışan, sürdürülebilir kalkınmaya destek olmak amacıyla projeler üretip uygulayarak raporlar y ay mi ayarak kamuoyunda bilinç ve duyarlılık geliştirici çalışmalar yapan, kamu organlarına ve özel sektöre alternatif çözüm önerileri sunan bir düşünce üretim kuruluşudur.
Marmara Grubu Vakfı bünyesindeki AB ve insan Hakları Platformu özellikle "Kadın Hakları ve Kadın İstihdamı'' konusunda yaptığı çalışmalarla hem Türkiye'de, hem de dünyada ismini duyurmuştur.
Kırklareli ilinin kuzeybatısında bulunan bölgede bu çalışmaları yapmak üzere bir proje ekibi oluşturularak, saha çalışmalarına başlanacaktır. Yüksek bilgi ve himayenizde uygulanacak bu proje ile Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılması için kırsal alanlardaki genç kadınların istihdamlarının teşvik edilmesine katkıda bulunacak model oluşturulacaktır.”

1 Ocak 2008 Salı

RADYO AÇIK TA ARICILIK SOHBETİ

03 OCAK 2008 PERŞEMBE GÜNÜ SAAT 14:00 İLA 14:30 SAATLERİ ARASINDA RADYO AÇIKTA ARICILIK ÜZERİNE VAHİM BİR KONUYA DEĞİNDİK..BENİMDE KATILMIŞ OLDUĞUM PROGRAMI DİNLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM..ZAMAN YETMEDİ AMA PROGRAM FORMATINIDA AŞAMADIK..2000 YILINDA ÇAMLIHEMŞİNLİ BİR ARICIMIZIN İTALYA DA KARAKOVAN BALI İLE NASIL ULUSLARARASI BİR ÖDÜL ALDIĞINI ÖĞRENMİŞ OLACAKSINIZ..
açık radyo internet üzerinden dinlenebilmektedir.
www.acikradyo.com.tr

KIRKLARELİ'NDE AVRUPA BİRLİĞİ'NDEN ORGANİK BAL ÜRETİMİ EĞİTİMİNE DESTEK

Arıcılık Sektörünün gelişimi ve sağlıklı üretimin gerçekleşmesi için yapılan eğitim destekleri çok önem taşımaktadır. Avrupa Birliği Kırklarelinde organik bal üretimi eğitimine destek sağlamış durumda. proje fiilen başlamış durumda..bu projenin eğitim koordinatörlüğü tarafımdan gerçekleştirilecektir. bu kaynağın arıcılığımız için hayırlı olmasını temenni ederim..
proje 1 yıl olmakla bile sürdürülebilirliliği olan bir proje.. bu projedeki çalışmaların çok iyi bir model olacağını düşünmekteyim..eğitimlerimiz 20 kişilik gruplar halinde 1 ay teorik 6 ay pratik eğitimden ibarettir. pratik eğitim için katılımcılara 4 der adet arılı koloni, arıcılık malzeme ve kitaplarından oluşan bir set verilecektir..bunların ilk yıl organik bal sertifikasına başvurma aşamasına gelinmesi sağlanacaktır.
hayırlı uğurlu olsun

30 Kasım 2007 Cuma

KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ - 3



ÇİFTLEŞTİRME KUTULARI
Ana arı üretiminde kullanılan önemli materyallerden biride çiftleştirme kutusudur..piyasada tekli, çiftli, ahşap, strafor ve plastikten yapılmış bir çok ana arı çiftleştirme kutusu bulunmaktadır. doğru kutuyu seçmek ana arı üretimi için fevkalade önemlidir.. çiftleştirme kutusunun yapısı bile üretilecek ana arı miktarı ve kalitesinde rol oynar.. ben burda sizlere bir konuyu önermem etik olmayacağı için.. bu kutu seçme işini sizlere bırakıyom..çiftleştirme kutusunun fonksiyonu ana arının doğumunun gerçekleşip döllenmeyi sağladığı mini bir arı kolonisidir. normal koloniden pek bir farkı yoktur. tek farkı daha küçük olmasıdır.. büyük olması işgücü ve ekonomik açıdan zarar oluşmaktadır..çoğu kereler normal langstrot kovanlardan çiftleştirme kutuları yapılmaya çalışılmıştır fakat bunla randıman vermemiştir..
LARVA AŞILAMASI
larva aşılaması 3 şekilde yapılır:1. kuru aşılama
2. yaş aşılama
3. duble aşılama
larva aşılaması mümkünse kapalı ama içerisi ışık alacak bir yerde yapılmalı,, aşılamanın yapılacağı yer ortalama 20 ila 30 derece sıcaklıkta olmalı daha sıcak veya soğuk olmasının olumsuz sonuçları vardır. aşılama odasının nemli olmasında büyük yarar vardır..aşılama işlemi pratik ve seri bir şekilde yapılmalıdır..larva aşılaması yapılırken çeşitli larva aşılama kalemleri kullanılmaktadır.. alışmanıza bağlı olarak bu kalemlerden herhangi birini tercih edebilirsiniz. plastikten yapılmış, üstten basmalı kaşıklardan yanı sıra, dişçi lerin kullandığı metal çubuklar ve tığın ucu yapılarak bunlarda larva transfer kaşığı olarak kullanılabilir..
damızlık koloniye larva aşılamasından 4 gün önce yavrulu alana kabarmış hafif esmer bir çerçeve bırakılır. ana arı ogün o peteğe yumurta atrasa şayet 4 gün sonra o çerçeveden aşılama yapabilirsiniz..damızlık koloniye baktınız ve bol sayıda 1 günlük larvanın olduğu çerçeveyi aldıktan sonra üzerindeki arılar iyice silkelenir..ve aşılama yerine kadar kapalı bir ortamda götürülmeli bu çerçeve.. bu çerçeve aşırı soğuğa, sıcağa ve rüzgara karşı korunmalıdır. aşılama yerine gelindiğinde çerçeve içindeki 1 günlük larvaları en iyi görebilecek şekilde tutulur..ve kaşık petek gözüne daldırılıp, larvanın sırt kısmından tutularak alınır, alınırken peteğin yan duvarlarına değmemesine özen gösterilmeli,,daha sonra bu çıkarılan larva hemen ana arı yüksüğü içine bırakılmalıdır. yine hiç bir zarar vermeden, burdaki püf nokta 1 günlük larvayı tanımaktır..larva alma işlemini yapa yapa zamanla hız kazanacaktır... en genç larvalar daha dibinde bildiğimiz arı sütü olmayan larvalardır..yani dibi şeffaf sütlü larvalar kullanılmalıdır..işte bu şekilde direkt ana arı yüksüğüne bırakılan larva işlemine KURU AŞILAMA adı verilmektedir.. ana arı yüküğü içerisine larva aşılama işlemi yapmadan önce bir miktar arı sütü ve su karışım damlattıktan sonra yapılan aşılmaya ise, YAŞ AŞILAMA adı verilmektedir. kuru aşılama yapıldıktan 2 gün sonra bu aşılanan gözler başlatıcı alınır, ve burdaki tüm larvalar atılır ve içerisi arı sütü dolu ana arı yüksüklerine yeniden 1 günlük larvalar bırakılır işte buna da DUBLE AŞILAMA yöntemi denmektedir.

8 Kasım 2007 Perşembe

YAPAY TOHUMLAMA

Çok Değerli Arıcılarımız; biliyorum ki bir çoğunuzun yapay tohumlamayı öğrenmeye ve görmeye büyük bir isteğiniz var. kontrollu Ana arı üretimi konularını bitirdikten sonra bir ilk yapmak istiyorum.
ve burdan tüm püf noktaları ile yapay tohumlamayı anlatacağım..

burayı dikkatli bir şekilde takip eden kişi biraz da becerikli ise tohumlama yapabilir. bu işin en önemli noktası hijyendir. aletlerin nasıl sterilize edileceğidir. bunu yapamayan bir çok kişinin ana arısı felç olmaktadır.

2008 ağustos ayında da uygulamalı olarak Yalova ilinde yapay tohumlama semineri vermeyi planlıyorum. ( belki burda bir belge veya sertifika veremiyecem ama çok önemli olduğunu düşündüğümü bilgileri sizlerle paylaşacağım)

KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ SORU - CEVAP

SORU: Ana arı üretimine erken veya geç başlamanın olumsuz sonuçları nelerdir?
CEVAP: Ana arı üretimine erken başlanıldığı takdirde, doğada çiftleşecek erkek arının olmamasından dolayı üretilen ana arı döllenemeyecek ve kutusunda erkek arı yumurtlayarak kutusunun gerilemesine yol açar. o ana arıyı yetiştirirken yaptığınız masraf ve emek boşa gitmiş olacaktır, eğer çok koloniniz varda bahardan erkenden erkek arı üretimine başlarsanız, nispeten bu sorunu çözersiniz. geç başlanıldığında da ana arı üretim tarihiniz gecikeceğinden pazara ana arıyı daha geç sağlamış olursunuz. ana arı üretim zamanını doğru tespit etmek çok önemlidir. bu zamanda bölgenin doğal oğul dönemidir.
SORU:besleyici nedir?
CEVAP: Ana arı üreminde kullanılan koloniler çeşitli isimlerle adlandırılır ben burda başlatıcı diye anlattığım koloninin bir adı aşılama bir adı da başlangıç kolonisidir, ingilizce starter. bitirici kolonini ise besleme, besleyici ve ingilizce finisher olarak adlandırılır bunların hepsi aynı anlamdadır. ama farklı farklı terimler kullanılmaktadır.

1 Kasım 2007 Perşembe

KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ - 2

( Son Zamanlarda Gelişen Terör olaylarını Kınıyorum, Bu Tür gelişmelerin ülkenin huzur ve birliğinin bozulması yönünde ezeli ve ebedi düşmanlarımız tarafından kışkırtıldığını düşünüyorum. Bu maksatla bende Askerliğimi Yaptığım bir Hudut Karakolundan bir enstanteyi paylaşmak istedim. İran-Ermenistan-Nahçıvan sınırı ve Ağrı Dağları)

BÖLÜM: 2
Kontrollü ana arı üretimimizin 2. bölümüne geçmeden 1. bölümü özetle tekrarlamak ve önemli notları ifade etmeye çalışacağım.

sanırım 1. bölümde anlattığımız konular anlaşılmış, soru gelmemesini ben buna bağlıyorum..

yani anlatıldığı gibi kontrollü ve ticari bir ana arı üretimi yapacaksak, bazı özel hazırlanması gereken koloniler vardır. bu kolonilerinin en temel olanları: damızlık, başlatıcı ve bitirici kolonileridir.

günümüzde üretilen bir çok ana arının kötü performans göstermesi bu kolonilerinin performasıyla ilgilidir. herkesin sandığı gibi sadece larva aşılarken genç larvanın aşılanması değildir. biz bu kolonilerin özelliklerini ve olması gerektiği şeklini belirttik. bu maddelerden tek bir tanesinin eksikliği bile sizin belli bir dönemde üreteceğiniz ana arının kalitesine olumsuz yönde etki gösterecektir. yani ''canım arının balı var poleni var ben ne diye polenli kek ve şurup vereyim'' derseniz ya da '' aman canım ben bitiriciye 10 adet fazla ana arı yüksüğü vereyim ne olacak'' şeklinde tavrınız olursa üretim kalitenizin düşeceği aşikardır.
peki ana arı üretim faaliyetine ne zaman başlayabilirim?: ana arı üretim faaliyetine başlama tarihleri bölgeden bölgeye yöreden yöreye değişkenlik gösterir. en ideal dönem bölgede ilk oğul veriliş tarihi ana arı üretimi için en uygun zamandır. daha erken veya daha erken başlanılmasının olumsuz bazı sonuçları vardır? ( ahh.. birebir ders verirken biri kalkar, burda mutlak sorardı. nedir? bu olumsuz sonuçlar diye) şimdi konulara devam edelim.




DESTEK KOLONİLERİ: üretim kapasitenize göre sayısı değişir
ÖZELLİKLERİ:
normal arı kolonileridir
bu kolonilerde sürekli polenli arı keki ve şurup ile beslenilmelidir
bu koloniler den kesinlikle polen toplanmamalı ve bal üretimi faaliyetinde kullanılmamalı.
KULLANIM ALANI:
başlatıcı ve erkek arı kolonilerine yavru takviyesi yapmak amacıyla kullanılır
ana arı çiftleştirme kutularının arılandırılmasında kullanılır.

ANA ARI YÜKSÜKLERİNİN HAZIRLANMASI: çok çeşitli ana arı yüksüğü hazırlama metodu vardır. Ben size sadece bir tanesini anlatacağım. Bu yüksükleri hazırlamak için öncelikle bize 9 mm çapında ucu U şeklinde olan yaklaşık 10 cm uzuluğunda ahşap bir çubuğa ihtiyacımız var. Bunun yanı sıra balmumu eritme kabına ihtiyacımız var. Ahşap çubuk önceden soğuk su içinde bekletilir. Tamamen arının üretmiş olduğu balmumu eritilir. Ve bu eritilmiş balmumuna çubuk yaklaşık 1 cm balmumuna batırıldıktan sonra suya daldırılıp, U şeklinde ana arı yüksükleri yapılır bol sayıda.

29 Ekim 2007 Pazartesi

KONTROLLÜ ANA ARI ÜRETİMİ







Bir çok arıcımızın merak ettiği kontrollü ana arı üretimini ( Arıcılarımızın anladığı dilde) bölümler halinde anlatmaya çalışacağım.. her bölüm sırasında varsa soruların bunları da buraya ekleyerek ilerlersek konu daha anlaşılır olacaktır.
Normal koşullarda bir arı kolonisi ana arısını yitirdikten sonra koloni kendisine yeni bir ana arı yetiştirmektedir. Ticari veya diğer bir deyişle kontrollü ana arı üretiminin başlangıç noktası da budur.
Ana arı üretimi yapmak için bazı özelliklere sahip kolonilerinizin olması gerekir, şimdi bu kolonileri ve özelliklerini görelim daha sonra bu kolonilerin nasıl ne şekilde kullanıldığını göreceğiz. İşleyeceğimiz konular şunlardır: BAŞLATICI KOLONİ, BİTİRİCİ KOLONİ, DAMIZLIK KOLONİ, ERKEK ARI KOLONİSİ, DESTEK KOLONİLERİ, ANA ARI YÜKSÜĞÜ HAZIRLAMA, ANA ARI ÇİFTLEŞTİRME KUTULARI, LARVA AŞILMA YÖNTEMLERİ, KUTULARIN ARILANDIRILMASI,KUTU KONTROLLERİ, ANA ARININ TOPLANMASI, ANA ARILARIN KALİTE KONTROLÜ, SÜREKLİ ÜRETİM ORAGANİZSYONU, ANA ARILARIN KOLONİYE KABUL ETTİRİLMESİ, ANA ARI SATIN ALIRKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN HUSUSLAR, ÜRETİM İZNİ VE PROSEDÜRLER







BÖLÜM: 1

BAŞLATICI KOLONİ: başlatıcı koloni sayısı üretim kapasitenize işinizin yoğunluğuna göre değişkenlik göstermektedir.
ÖZELLİKLERİ:
Başlatıcı kolonin en önemli özelliği ana arısız koloni oluşudur.
genetik yapı olarak oğla meyilli arılar başlatıcı koloni olarak seçilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bu koloni 8-9 çerçeve genç arı yoğunluğuna sahip içindeki çerçeve adedi 6 olmalıdır.
1 adet çerçeve ballı polenli olmalı diğer çerçeveler kapalı yavrulu ve açık yavrulu çerçevelerden oluşmalıdır.
Bu koloni üretim aşamasında her gün polenli arı keki ve şurupla yemlenmelidir.
Bu koloni 2- 3 günde bir kontrol edilerek oluşan ana arı gözleri imha edilmeli.
Bu kolonide 2-3 günde bir ana arı kontrolü yapılmalı, ana arı varsa imha edilmeli
5-6 günde bir bu kolonideki fazla ballı polenli çerçeveler alınarak yerine kapalı ve açık yavrulu çerçeveler verilmelidir.
Aynı koloniler başlatıcı koloni olarak maksimum 4 hafta kullanılmalı.
Başlatıcı koloniler daha çok İtalyan, Muğla ekotipi veya karniyol menşeili arılardan olmasında yarar bulunmaktadır.
KULLANIM ALANI:
Ana arı yüksüklerine aşılanan larvaların ilk bırakıldığı kolonidir
Bu aşılanan larvalar 24 saat burada bekletilmektedir.
KULLANIM ŞEKLİ:
bir koloniye en fazla 60-70 yüksük verilmeli
bu ana arı yüksüklü çerçeveler en dışa değil ve iki aynı çerçeve yan yana gelmeyecek şekilde yavrulu çerçeveler arasına bırakılmalıdır.
24 saat sonra ana arı yüksükleri bu kolonilerden alınıp yeniden yeni ana arı yüksükleri verilir.

BİTİRİCİ KOLONİ: bitirici koloni sayısı başlatıcı koloni sayınızın 5 katı olmalıdır.
ÖZELLİKLERİ:
bu koloni genç ana arılı iki katlı bir kolonidir.
Kuluçkalık la 2. kat arasında ana arı ızgarası bulunur ve ana arı kuluçkalıkta hapsedilmiştir.
genetik yapı olarak oğla meyilli arılar başlatıcı koloni olarak seçilmesinde fayda bulunmaktadır.
Bu koloni üretim aşamasında her gün polenli arı keki ve şurupla yemlenmelidir
2. katta bir çerçeve ballı polenli, açık ve kapalı 5 çerçeve bulunmalıdır. Koloni 16 çerçeveli ama 18 çerçevelik arı yoğunluğuna sahip olmalı
5-6 günde bir 2. kattaki ballı boş çerçeveler kuluçkalığa indirilip kuluçkalıktan yukarıya yavrulu çerçeve çıkarılmalı ( açık- kapalı yavru) kuluçkalıkta ana arı iyi kontrol edilmeli ana arını yukarıya yanlışlıkla çıkması önlenmelidir.
bitirici kolonilerde başlatıcılar gibi daha çok İtalyan, Muğla ekotipi veya karniyol menşeili arılardan olmasında yarar bulunmaktadır.
KULLANIM ALANI:
başlatıcı kolonide kabul edilen larvaların bırakıldığı kolonilerdir
bu kabul edilen ana arı yüksükleri 9 gün bekletilmektedir. 9 günün sonunda bunlar bitirici kolonilerden alınmalıdır.
KULLANIM ŞEKLİ:
Bir bitirici koloniye en fazla 50 adet ana arı yüksüğü verilmelidir
bu ana arı yüksüklü çerçeveler en dışa değil ve iki aynı çerçeve yan yana gelmeyecek şekilde yavrulu çerçeveler arasına bırakılmalıdır.
Bu yüksükler kapanmış halde aşılama tarihinden 10 gün sonra bitiriciden alınırlar, 1 gününü başlatıcıda 9 gününü bitiricide geçirirler. Bitiriciden alındıktan sonra buraya yeni yüksükler verilebilir.

DAMIZLIK KOLONİ: Temin durumunuza göre adedi sizin tarafınızdan belirlenecek bir kolonidir. Bazen 1 koloni yetebilirken bazen 10 koloni bile yetmeyebilir.
ÖZELLİKLERİ:
damızlık koloni genç ana arılı olmalıdır
bu koloni kesinlikle saf bir hat tan olmalıdır
Bu kolonin bal verimi yüksek olmalıdır. ( genetik açıdan)
Uysal bir koloni olmalıdır.
Bal üretimini düşünüyorsak bu koloni oğula meyilli olmamalıdır.
Hastalık ve zararlılara karşı dirençli olmalıdır.
Normal 9- 10 çerçevelik bir kolonidir.
NOT: bütün bu özelliklere sahip kolonilere ulaşmanız zor olduğunu biliyorum, bunun için, saf bir hattan olmasına dikkat edin öncelikle gerisi teferruattır.
KULLANIM ALANI:
bu koloni genç larva kaynağıdır.
Bu kolonilerden 1 günlük genç larvalar alınarak ana arı yüksüklerine aktarılır.
KULLANIM ŞEKLİ:
Aşılama tarihinden 4-5 günce damızlık koloniye temiz hafif esmer renkte bir çerçeve ana arının yumurta ata bileceği yavrulu bir yere bırakılır. Ve 4 gün sonra bu çerçevede çok sayıda 1 günlük larva hazır edilmiş olur.

28 Ekim 2007 Pazar

BAZI ÖNEMLİ BALLI BİTKİLER

LAVANTA
NARENCİYE : Narenciyebitkileri arasında portakal ve limon arılar için önemli nektar kaynaklarıdır.Ülkemizde Akdeniz ve Ege bölgelerinde geniş alanlarda kültüre alınmıştır.Balı kendine has hoş kokulu olup C vitamini bakımından zengindir.




KEKİK: Ülkemizde yaygınolarak yetişen bir bitkidir. Bu bitkinin beş farklı türü ballı bitkiolarak bilinmektedir. Yol kenarlarında, tepelerde ve dağlarda yetişen kekikhoş kokuludur ve çok yıllıktır. Kekik bileşiminde "timol" içerenuçucu bir yağ vardır. Çiçeklenme dönemi Mayıs başından Ağustos sonunakadar devam eder. Bu tür ülkemizde Ankara, Amasya, Çankırı, Kastamonu,Bolu, Trabzon ve Kütahya'da doğal olarak yetişir. Kekik balı açık altınsarısı renktedir. Tadı ve aroması çok güzeldir. Kekik balı enzim içeriğibakımından çok zengindir.



KESTANE: ÜlkemizdeKaradeniz, Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde doğal olarak yetişir.Haziran-Temmuz aylarında çiçeklenen kestaneden elde edilen balın rengi koyukahverengi olup acımsı ve kendine özgü keskin bir kokusu vardır. Tıbbîballar arasında kabul edilen kestane balı geç kristalize olur. Farenjit, astım,kansızlık durumlarında iyileştirici özelliği vardır.





















ARI OTU: Erken ilkbaharda bölge arıcılığı için gerekli polen ve nektar kaynağı sağlama bakımından son derece uygun bir bitkidir. Arı otu Hydropllaceae familyasından ve Phacelia cinsinden tek yıllık bir tür olup, dik olarak gelişmekte ve 60-100 cm kadar boylanmaktadır. Sapın üzeri dikenimsi tüylerle kaplıdır. Yapraklar sap üzerinde almaşıklı olarak dizilidir. Çiçek salkımları sapın daha üst boğumlarından çıkmaktadır. Bir çiçek salkımında çiçeklenme, salkımın alt kısmından başlamakta ve yaklaşık bir hafta sürmektedir. Çiçeklenme süresi bir bitki için 1 ay, bir tarla için ise 1,5-2 aydır. Bu derece geniş bir çiçeklenme seyri, hemen hemen çoğu tarla bitkisinde görülmemektedir. Çiçekleri genellikle mor renkli, bazen sarı- beyaz renklidir. Yapılan araştırmalar 1 m2 alanda 3500-4000 adet çiçek oluşturabileceğini göstermiştir. Arı otu balarılarının nektar ve polen kaynağı olarak dünyanın en üstün 20 bal bitkisi içerisinde yer almakta; ABD, Almanya, Rusya ve Yugoslavya gibi ülkelerde bal arılarının yararlanılması amacıyla yetiştirilmektedir. Arı otundan Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde Arı merası olarak yararlanılmaktadır.






IHLAMUR: (Tiliaceae) familyasından Tilia cinsini oluşturan ağaç türlerine verilen ad.
Boyları 20-30 m'ye kadar ulaşabilir. Büyüklüğü 5-10 cm arasında değişen yaprakları genellikle yürek şeklinde ve çarpık, kenarları dişli ve uzun saplıdır. Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir. Çok geç açan bu çiçekler (Haziran-Temmuz) kurutularak çay gibi içilir. Açık renkli hoş kokulu güzel bir balı olur, ülkemizde en yaygın olarak Yalova ve Artvin illerinde bulunmaktadır.







SONBAHAR BAKIMI VE BESLEMESİ






ARI KOLONİLERİNDE SONBAHAR BAKIMI VE KIŞA HAZIRLIK

Arıcılıkta sonbaharda yapılan bakım ve besleme bir sonraki yılın kolonilerin yaşamasının en önemli koşuludur. Arılarda kış kayıplarını azaltmak tamamen sonbahar bakımı ile ilgilidir. Bal hasadı yapıldıktan sonra kolonilerde sonbahar bakımı ve kışa hazırlık işleri başlar. Arılar kendi doğal döngüsü çerçevesinde kendisini doğadan gelen bal, polen durumuna paralel olarak, ekolojik şartlara göre kendini ayarlar. Bizler kolonilerden bal ve diğer arı ürünlerini alarak aslında onların doğal döngüsünü bozmaktayız, ondan dolayı arıların bize sağladığı bu faydalar karşılığında en azından bizlerde bunun karşılığı olan işlemleri yaparak onun yaşamsal döngüsüne katkıda bulunmalıyız. Kışı en az kayıp ile atlatabilmek için, her kolonide kondüsyon durumu, ana arının varlığı ve yaşı, kolonin bal miktarı, hastalık ve zararlılar ile ilgili tespitler koloni kartlarına işlenerek değerlendirme yapılmalıdır.


ANA ARININ YENİLENMESİ

Bal hasadı yapıldıktan sonra, yıl boyunca yıpranmış olan ana arılar değiştirilir. Gezgin arıcılık yapan arıcılar yıl içinde birkaç farklı bölgeye arılarını götürmeleri sonucu ana arıların yumurta bırakma yetenekleri ve sperm kesesindeki sperm sayıları azalır, bundan dolayı gezgin arıcılar her yıl ana arı yenilemelidirler. Sabit arıcılar ise iki yılda bir ana arı yenilemeleri gerekmektedir. Her yıl ana arı yenileyen arıcıların daha iyi verimli arıcılık yaptıkları gözlenmektedir.
Yaşlı ve verimsiz ana arılar; verimli, genç, ırk özelliği bilinen ana arılar ile değiştirilmelidir. Uygulama kovan kondüsyonu dikkate alınmak suretiyle tekniğine uygun şekilde yapılmalıdır. Ana arı yenilemede yeni ana arıya, yeni kuşak işçi arı üretecek kadar zaman aralığı tanınmalıdır. Böylece koloniler güvenle kışa girer, ilkbaharda ana arı kaybı ya da bal sezonun da oğul verme eğilimi daha az olur. Bu işlem arıcılık ta çok önemlidir. Bal hasat edilince her şey bitmemektedir. Ana arı, bir arı kolonisinin bütün kalıtsal karakterlerine yön veren bireydir. Bütün genetik stok ana arıda bulunmaktadır.

SONBAHARDA KOLONİ BAKIMI
Bir koloni, ana arısı, 15-20 bin genç işçi arısı ve kovanda yeterli balı bulunursa dengeli bir kışlama yapabilir, işçi arılar genç değillerse kış süresince ömrü dolanlar ölür ve koloni de çok fazla ergin arı kaybı meydana gelir. Kış salkımını oluşturacak sayıda işçi arı mevcudu yoksa bu koloniler kış şartlarına dayanamazlar, ilkbahara ulaşmış olsalar bile yeterli gelişimi olamaz ve kötü hava koşullarında ölürler. Kış şartları uzun geçen bölgede arıcılık yapanlar, bal hasadını sezon bitiminde arılar yağmacılığa başlamadan önce yapmalılar. Arılara kendilerini kışa hazırlama zamanı bırakılmalıdır.
Arıların uçuş yapmadığı zaman diliminde kovan çerçevelerinin kontrolü yapılmamalı çünkü sonbahar da arılar çerçeveler arasında propolis bağlantıları yapar, olası kontrolde bu bağlantılar kopar, arılar kendini toparlayamaz. Bu kontrollerin mutlaka aktif dönem de yapılması gerekir.
Yeterli kondüsyona sahip olmayan koloniler birleştirilmeli, zayıflık nedeniyle kışın ölecek iki koloni yerine güçlendirilmiş bir koloni kışa hazırlanmalı, zayıf kolonilerden birisinin ana arısı alınmak suretiyle birleştirme yapılmalıdır. İyi bir sonbahar hazırlığı yapılmalı, 7 çerçeveyi doldurulan arı mevcudu ile koloni kışlatmaya alınmalıdır. Kovandaki boş gereksiz çerçeveler alınmalı koloniler bölme tahtasıyla çok iyi sıkıştırılmalı ve kovan kalın kovan örtü bezleri ile sarılmalıdır.
Koloniler çok güçlü ise bal hasadı sonrası bölme oğul elde edilir. Bu bölme oğulda mutlaka çiftleşmiş genç ana arı kullanmak gerekir.





KOLONİNİN BAL İHTİYACININ BIRAKILMASI

Her koloninin kışı rahat geçirebilmesi için kovanda yeterli miktarda bal bulunması gerekmektedir. Konaklanan yöre neresi olursa olsun, kovanda bulunması gereken bal, her çerçeve arı için bir çerçeve baldır. Arılarla kaplı çerçevede, en az 2 kg bal bulunmalıdır. Bu balların, arının salkımı kuracağı, çerçevenin orta alt bölümü olan alanın dışında, tamamının sırlı olması gerekir. Kışın arılar tarafından kolonilerde, arıların salkımda olduğu zamanlarda salkım ısısı ayarlanır. Ancak salkım dışında kalan kovan içi ısısı arılar tarafından ayarlanmaz. Açık balla kışlatılan kolonilerde oluşan rutubet açık petek gözlerindeki bal tarafından absorbe olur. Balda su oranı yükseleceği için ekşime başlar. Bu durumda arıların beslenmesinde olumsuz meydan getirir. Ayrıca kovanda 1-2 adet polenle dolu çerçeve bulunması, arıların erken gelişmelerinde oldukça yararlıdır. Arıların uçuş yapmadığı, ancak yavru gelişiminin devam ettiği erken ilkbaharda bu polenli ve ballı çerçeveler koloni gelişmesinde sürekliliği sağlar. Kovanda bulunan bala, kış süresince arıların salkımda hareket ederek ulaştıkları ve beslendikleri bilinmektedir. Balı yiyen arılar salkım dışı sıcaklığını 17 derece civarında tutar. Bu ısı yavrusuz dönemde arıların kışlaması için yeterlidir. İşçi arılar bal yemek suretiyle salkım ısısını korurlar. Arıların kış süresince yiyeceği balın çiçek kaynaklı olması önemlidir. Petek gözünde granüle olan ayçiçeği, pamuk kaynaklı balları kışlama da kullanmak tercih edilmemektedir.


SONBAHAR BESLEMESİ
Bal hasadında, yeterli balın bırakılması kesinlikle sağlanmalıdır. Arının tüm balını alıp arıya şurup vermek suretiyle bal stokları sağlamak yöntemi doğru bir uygulama değildir.
Sonbahar da yapılacak şuruplamalar da kullanılan şeker, kovan başına toplam 1-2 lt civarında olmalı ve bu uygulama 2 gün ara ile 5-6 defada yapılmalıdır. Şurupla besleme, arıların polen getirdiği ve uçuş yaptığı zamanlarda uygulanmalıdır. Sonbaharda arıya verilecek şurup 2 birim şeker 1 birim su dan yapılmalıdır. Sonbaharda arı yemi açısından geç sonbaharda şurup kesilip arı keki verilmelidir. Arının çiçekten almış olduğu bal özünün yarısına yakınını su teşkil etmektedir. Arı kendi stoğun da bulunan balı kullanırken sulandırıp yer, doğadan topladığı bal özünü depolarken inverte eder ve su oranın %17’nin altına indirir ve bal halinde peteklere depolar, üzerlerini sırlar. Aşırı beslemede şekeri bala çevirmek için işçi arılar invertase enzimini kullanır. Bu enzim işçi arıların kitin tabakasının altında bulunan yağ-protein stokları kullanılarak elde edilir. Doğadan polen gelmiyorsa enzim yapımını sürdüremez, dolayısıyla işçi arılar çok kısa zamanda yaşlanır, yıpranır. Böyle bir uygulama yapıldığında şekeri bala çevirmekten yorulan arılar kış süresince sağlıklı kalamaz ve ölürler. Doğadan yeterli polen gelmiyorsa polenli kek, süt tozu ve ya arı vitamini ile kek karışımları hazırlanmalıdır. İlkbaharda yeni işçi arılar çıkacağı için bu yöntemle beslemede süreklilik sağlanabilir.

Arılarda beslenme fizyolojisini bilmeyen ya da önemsemeyen arıcılarında arılarında kış ölümleri fazla olmaktadır. Arıların en iyi besini, kendi yaptığı bal, ve doğadan topladığı polendir. Kuluçkalık tan hiç bal alınmamalıdır.




HASTALIK KONTROLÜ VE VARROA İLE MÜCADELE
Bir kolonide hastalık şüphesi varsa örnek alınmak suretiyle kesin teşhis yaptırılmalı, buna göre ilaçlı mücadele gidilmelidir. Gelişigüzel ilaçlar kullanmak bal mumunda ve arının yiyeceği balda birikme yapacak, bu durum da bal satışında olumsuzluk yaratacaktır. Tedavi de kullanılan ilaçlar reçetesine göre uygulanırsa sonuç alınır.
Varroa ile ilgili yapılması gereken mücadele oldukça önemlidir.
Yaz aylarında arılarda popülasyon artışı olur. Buna paralel olarak varroa paraziti de çoğalır. Bal hasadı yapıldıktan sonra kovanda yaşlı işçi arıların ölmesi ile kondüsyon azalmaya başlar.
Varroa parazitinin ölüm oranı daha az olduğundan kovandaki işçi arı miktarı 60.000 işçi arıdan, 20.000 arıya düştüğünde varroalar 20.000 arı üzerinde yoğunlaşmış olur. Bu dönemde mücadele yapmak gerekir. Eğer mücadele yapılmazsa kışa girecek genç kuşak işçi arılar varroa parazitinin tahribatına uğrar; güçsüz işçi arılar ile koloni kışa girer ve kışlama sağlıklı olmaz. Bunu önlemek için;
a) arının ve varroanın biyolojisi hakkında yeterli bilgi edinmek gerekmektedir. Varroa çoğalmasını petek gözlerinde arı larvalarından beslenmek suretiyle yapar. Ergin varroalardan bir kısmı da arının kanından emgi yapmak suretiyle beslenir. Yavru bulunan bir kolonide varroa parazitinin bir kısmı yavru gözlerinde bir kısmı da arılar üzerindedir.
b) Mücadele zamanını iyi seçmek, koloni de yavru ve bal varken mücadeleyi yapmamak gerekir. Yavrunun en az olduğu zamanlarda tarım ve köyişleri bakanlığı tarafında ruhsat verilmiş ilaçlarla mücadele yapılmalıdır.
c) Mücadele için uygun ilaçları seçmek, bilinçli ilaçlama yapmak ve varroa mücadelesinde % 90’ın üzerinde etkiye sahip ilaçları kullanmak suretiyle etkili sonuç alınabilir. Kovandaki varroa yoğunluğu % 1 in altına düşürülmelidir.
Varroa ile mücadelede kullanılan ilaçlar arıyı öldürmeyecek, bal ve balmumunda kalıntı bırakmayacak, ana arıya zarar vermeyecek ve varroa parazitini öldürecek yapıda olmalıdır.

KIŞLATMA YERİNİN SEÇİLMESİ
Bal arılarının aktiviteleri çevre şartları ile yakından ilişkilidir. Arılar hava sıcaklık 14 c altına indiğinde uçuş yapamazlar, 12 C ısıda ise salkıma geçerler. Arıların yerleştirileceği yerlere nakli, sıcaklık çok düşmeden önce yapılmalıdır. Soğuk bölgeden sıcak bölgeye arıları nakledebiliriz, ancak sıcak bölgeden soğuk bölgeye arı naklini kış döneminde kesinlikle yapmamak gerekir. Çünkü gidilen yerde çevre şartları arı biyolojisine uygun değildir. Kışlatma, bölgelere değişmekle birlikte yer seçimi kadar, arının ırkı, kovan tipi, arılığın düzenlenmesi de önemlidir. Kovanların konulduğu yerler güney ve güney doğuya bakan taban suyu düşük, göl ve ana yoldan uzak olmalıdır. Saçak altları, ağaç dipleri, soğuk ve gölgeli yerler seçilmemelidir.

KIŞLATMA DA KOVANIN ÖNEMİ
Kovanın yerleştirilmesi öne doğru hafif % 10 eğimli olmalıdır. Arılı çerçeve sayısına göre uçuş deliği açıklılığının her çerçeve arı için 1 cm olması uygundur. Kovan içinde üzerinde arı olmayan petekler alınmalı, boşluklar doldurulmalıdır. Uçuş deliğinin daraltılması, arıların aktif olduğu zamanlarda yapılmalıdır. Kovanda rutubet yapıcı etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Arılar kış döneminde havalandırma yapamazlar, çıkan karbondioksit gazının kolayca dışarı çıkması gerekir. Bu sebeple kovanda havalandırma deliği bulunmalıdır.




ARININ IRK ÖZELLİĞİ
Her yörenin, doğal şartlarına uyum sağlamış arıları vardır. Bunu kışlatma bölgesinde mutlaka dikkate almak gerekir. Aksi halde olumsuz sonuçlara katlanmak durumunda kalınır. Örneğin, muğla genotipi arıyı, kışı uzun geçen yörelerde kışlatamazsınız. Bu kolonileri orijinal iklim kuşağına nakletmek, kış dönemi için uygun olur.


19 Ekim 2007 Cuma

bu resim de gördüğünüz pudra veya un değildir, bu ANA ARI LARVA TOZU dur, bu toz da özellikle Çin de yaygın bir şekilde tüketilmektedir.....
bu görüntüdeki larvaların Çin de Alüminyum folyo ile paketlenip kilo kilo satıldığını ve yaygın bir şekilde tüketildiğini biliyormuydunuz?



17 Ekim 2007 Çarşamba

ANA ARI VE BAL DESTEKLERİNE DAİR

Değerli Arıcılarımız
Gündeminizde ana arı veya bal desteği olmamalı, ileri ülkeler gibi uzun vadeli yatırımlar yapalım.. arı ekotiplerimiz yok oluyor...bizden sonraki nesillere arı bırakamıyacağız..
birlikler bu konularla meşgul olmalı çünkü bir Ordu da ki Ens. ile Ardahan daki istasyonla bu işler asla çözülmez..
bende kampanya başlatıyorum ana arı ve bal teşviği kalkmalı diyorum.. bunların bir an önce kalkması lazım.. nasıl şimdi biz geçmişte yapılan koloni desteği ni olumsuz yönde eleştiriyorsak... bir kaç yıl sonrada ana arı ve bal desteğini eleştirecez..bu destek yüzünden şuanda ana arı diye çok farklı şeyler üretilmekte.. bu genetik olarak bir canlının yokedilmesinin ilk adımıdır..bunun artık görülmesi gerek..ama yok biz bugünü düşünüyoruz bizden sonrakilere bizden ne? diyorsanız.. yolunuz açık olsun devammmm

9 Ekim 2007 Salı

ARICILAR BİRLİĞİ NE YAPIYOR? NE YAPMALI

1998 yılında Yılın da Arıcılık bölümünde öğrenim görürken Arıcılığımızın en önemli sorunu örgütlenememe, birlik olamayışımızdır diye bize anlatılmaktaydı. Ve bu düşünceden hareketle akademisyenlerin telkiniyle Arı ve bal birlikler kurulmaya başlanıldı. Belki ilerde oğul arı yetiştiricileri birlikleri, polen üreticileri birlikleri veya arı sütü üreticileri birlikleri kurulur mu? Bilmem. Ama Bence biz daha birlik olamadan bölünmeye başladık, bu da bize gösteriyor ki biz birlik olamıyoruz çünkü ben halen neden Arı Yet. Birliği neden Bal Üretici Birliği var anlayabilmiş değilim. Her neyse
benim gördüğüm şu; Arı Yet. Birlikleri ana arı teşviği organizasyonu ve bal teşviği organizasyonu ile meşgul, bal üreticileri birlikleri de kuruluyor ki arı yetiştirici birliğinin elinden bu bal teşviği organizasyonu işini kapmaktır. Başka bir şey yok yani..
Birliğin adı her ne olursa olsun kesinlikle üretim yapmamalı, ana arı üretmemeli, satmamalıdır. Arı yetiş. Birliklerinin kuruluş mantalitesi. Arıcıları kayıt altına alma disipline etme en önemlisi BİRLİK te hareket edebilme reaksiyonunu göstermektir. Yani hangi birlik şunu yapıyor. Birliğin camına şöyle bir ilan asıyor ‘ değerli arıcılarımız bu yıl kurak geçti kolonilerinizi iyi besleyin ve şu tarihlerde toplu halde varroa ilaçlaması yapmanız uygundur.’ Deyip teknik elemanını oraya gönderip bunların yapılıp yapılmadığını gözlemliyor. Var mı böyle bir birlik.hangi birlik arılıklardaki uygulamaların da ortak hareketi gerçekleştiriyor, Ve üyeleri bunlara itibar ediyor mu?? Veya üyelerine x hattan olan ana arı yı kullanalım deyip hangi birlik ve üyeleri buna uyuyor var mı böyle bir birlik işte birlik budur. Birlik bir ana arıdan 2 ytl kazanmak değildir. Gelir kaynaklarını başka yönden bulucan. Çözüm çok

ARI YETİŞTİRİCİLER BİRLİKLERİNİN YAPMASI GEREKEN İŞLER
Birlik merkezinde sekreterya ve memurluk yapacak bir personel ile 1 teknik personel istihdam etmelidir.

  1. Birlik merkezinde bilgisayar ortamında veri tabanı oluşturarak her üyesini her bir kovanı için bir sayfa açılmalıdır. Ve her koloninin menşei bilinmeli, koloni ile ilgili bilgiler buraya kayıt etmeli. Bu tespitleri arıcı yapıp bu bilgileri birliğe ulaştırılmalı teknik eleman ise bunun doğruluğunu test etmelidir. Bilgiler memur tarafından işlenmelidir
  2. birlikler radikal kararlar alıp kendi bölgelerinde yerel ekotipleri varsa bu ekotiplerin olabileceği yerler izole edilmeli. Ve o bölgede bu arının seleksiyonu yapılmalı, ıslahını sağlamaya çalışmalıdır. Bu bölgelerde profesyonel üreticiler ile damızlık üretimi yapılmasına yardımcı olmalı, asla kendisi üretmemeli
  3. bölgesinin ekotipini üreticileri arasında yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmalıdır.
  4. birlik, üyelerinin kolonilerinin garantörü olmalı, sürekli üyelerini kolonilerini verim perfomansıyla hastalık ile mücadele konusunda yardımcı olmalıdır.

24 Eylül 2007 Pazartesi

Avrupa Birliği ( AB ) Finansmanlığında Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa vermiş olduğum, Ana Arı Üretimi Ve organik bal üretimi teorik Arıcılık Eğitiminden Bazı kareler







































Dr. Entomolog Ertaç Tutkun ve Ben eğitim verirken












Görsel gösterim


Teorik bir eğitim ama uygulamalı eğitimi bekleyemediğimizden birazdan kovanı tanıtıyoruz.






tepegöz ve slaytlarla sunum